Yoksulluk İçimizde
Bedeni ve maddi hazlara bağlı bir mutluluk düşüncesini besleyip büyütüyoruz. Dünya muhabbetini sayısız teferruat ile zenginleştiriyoruz. Nefsin ihtirasları bizi her an değişik parıltılar yayan eşyaya doğru koşturuyor. Bu vahşi koşu modern dünyanın simgesidir. Bu kitap kalbi olanı, aşkı ve öteleri dile getirerek hayatın hakikatına işaret ediyor. İçimizdeki yoksulluğu farketmek için belki bir fırsattır bu.

 

 

 

 

      Türk öykücülüğünün vazgeçilmezlerindendir Mustafa Kutlu.

     Kutlu denilince o menekşe kokulu hikâyeler ve maneviyatla harmanlanmış aşklar gelir hatırıma. Yazdıkları hayatın tam ordasındadır, yüreğimizin en derininden çıkıp gelenlerdir, maneviyatı naif bir şekilde hissettirir. Kutlu'yu keşfedip, sindirmek gerek.

      Yoksulluk içimizde adlı öyküsüne baktığımızda gerek yoksulluğun nerede? Nasıl? Olduğunu bir nebze olsa da görüyoruz. Ve hayatımızın her gün kazandığımız zenginliklerle daha da yalnızlaşması.

      Bir Süheyla.. Bir Engin.. Birbirlerini sevmeleri.

    Engin fakir olan hayatından zenginliğe ve rahatlığa kavuşmasının ardından yüreğini paranım hararetine kaptırması. Süheyla'nın maneviyatın efsunlu güzelliğine doğru yol alması. Süheyla Engin'den uzaklaştıkça daha da enginlere yelken açmaktadır. Orada da eşyanın hakikatini ve kalbindeki şiddetli kudretin farkına varmakta.

      "Sorular yağmur gibi iniyor. Bizler kimiz? Neyiz? Ne yapıyoruz? İnsanları birbirine yaklaştıran ve anlamayı sağlayan bir iletişim yok artık. Onları her geçen gün daha bir ezerek, daha bir küçülterek, insanlıktan çıkartmak, eşyaya, mahiyeti meçhul eşyalara zebun kılmak. Başka hiçbir seçenek kalmıyor. Ya esir olacaksın, ya zorba."

      Süheyla gerçeğini bulmuştu. Kendisiyle Engini'ni de götürmek istemişti. Ve damarı titreten bir söz:

      - Seninle harama batmamış bir beldeye hicret edelim..

      Kirlenmemiş bir yere hicret etmek mümkün mü?

    Engin düşünüyor, "artık küçük mahalleler yok, hiçbir esnaf dükkanın önüne dut dikemez, dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir çarşısında, bir ikindi vakti, namazdan dönmüş insanlar, küçük bir çocuğu dut ağacına çıkarmıyor"

      Evet, Mustafa Kutlu hayatın bir parçasını daha koyuyor önümüze ve duyuyoruz bir kez daha: Yoksulluk İçimizde!

 

Analist : Merve CEYLAN Kurum : Kastamonu Üniversitesi
Bu yazı toplamda 3964 defa okundu.

güvenlik Kodu
YORUMLAR
Başlık : Yoksulluk İçimizde
Ad : Ayşegül Toprak

" Evet, Mustafa Kutlu hayatın bir parçasını daha koyuyor önümüze ve duyuyoruz bir kez daha: Yoksulluk İçimizde" Merve Ceylan, bu kitap ancak bu cümleyle özetlenebilirdi. Sağolun.

Tarih : 2.11.2015 22:46:49
Bu bölüm şu an hazırlanmaktadır.
Bu bölüm şu an hazırlanmaktadır.