Dorian Grayin Portresi
Dorian Gray’in Portresi, yayımlandığı zaman hem okurları ve eleştirmenleri sarsmış hem de Oscar Wilde isminin edebiyat tarihine kazınmasını sağlamıştır. Fakat günümüzdeki baskılarda temel alınan metin, kitabın ilk olarak Lippincott’s Monthly Magazine’de çıkan ve tepki çektiği için önce dergi editörleri, ardından da bizzat Wilde tarafından sansürlenmiş halidir...

 

 

 

 

 

"Yetenekli ressam Basil Hallward, kanavanın üzerine her vurduğu fırça darbesiyle kalbini, ruhunu kattığı nefes kesici güzellikteki resmin nelere yol açacağını bilemezdi... Bu bir portreydi, Dorian Gray'in portresi. Dorian Gray, gençliğinin baharında, henüz hayatı tanımamış, bir Adonis, bir Paris kadar yakışıklı, erkeklerin bile güzel bulup, gözlerini ayıramadıkları bir delikanlı... "Bu güzelliğiniz, gençliğiniz kısa sürecek, bir gün siz yaşlanacaksınız, ancak bu resim, sonsuza kadar hep genç, hep yakışıklı kalacak..." Belki de bu sözlerdi, geri dönülmesi mümkün olmayan, dehşet verici olaylar dizisini başlatan... "

Lord Henry dünya görmüş törelere ve ahlâk kurallarına pek aldırmayan bir adamdır. Basil Hallward adındaki ressam arkadaşının stüdyosunu ziyaret eder ve yüzünün ifadeleri temizlik ve saflık anlatan, son derece yakışıklı bir gencin tam boy portresini görür. Basil, portredekinin Dorian Gray olduğunu söyler. Böylece konuşurlarken, Dorian Gray gelir. Basil onu Dorian Gray ile tanıştırır. Lord Henry, Dorian'a, gençliğinin ve güzelliğinin zevkini çıkarmasını ısrarla söyler ve konuşmalarıyla Dorian’ı oldukça etkiler. Dorian, resmin, ebediyen genç ve yakışıklı kalacağını, fakat kendisinin yaşlanacağını ve çirkinleşeceğini üzülerek düşünür. Dorian ile Lord Henry sık sık görüşmeye başlarlar. Lord Henry sürekli Dorian’ı tiyatrolara ve partilere götürür. Bir gün dorian tiyatroda oynayan Sibly isimli kıza âşık olur. Sibly ile Dorian nişanlanırlar. Fakat Lord Henry bu duruma hep soğuk bakar. Daha sonra Dorian da Lord Henry gibi düşünür kızı terk eder ve kız bunun üzerine intihar eder. Lord Henry’den giderek daha çok etkilenmeye başlar ve içindeki saflığı kaybeder. Dorian, bir gün portresine bakar ve portrenin değiştiğini giderek yaşlandığını yüzünde tiksindirici bir ifade olduğunu fakat aynaya bakınca kendisinde hiçbir değişme olmadığını fark eder. Günden güne kötü bir insan olan Dorian’ı Basil uyarmak ister ve Dorian birden sinirlenerek onu öldürür. Yaptıklarından pişmanlık duyan Dorian iyi bir insan olmak ister. Portresine her baktığında giderek daha da çirkinleşen bir yüzle karşılaşır ve bunun artık böyle olmasından rahatsız olur. Eline bıçağı alır ve portreyi rastgele kesmeye başlar. Portredeki yüz düzelir fakat Dorian aslında kendisini öldürmüştür.

Rüveyda ŞEN

İstanbul Üniversitesi

Analist : Kurum :
Bu yazı toplamda 2198 defa okundu.

güvenlik Kodu
YORUMLAR
Bu bölüm şu an hazırlanmaktadır.
Bu bölüm şu an hazırlanmaktadır.