Bülbülü Öldürmek
1960 yılında yayımlandığından bu yana bütün edebiyatseverlerin gönlünde özel bir yer edinen, Pulitzer ödüllü Bülbülü Öldürmek, Amerika’nın güneyinde yaşanan ırkçılığı ve eşitsizliği bir çocuk kahramanın, Scout Finch’in gözünden anlatıyor.Harper Lee, kullandığı yalın ama çarpıcı dil aracılığıyla adalet, özgürlük, eşitlik ve ayrımcılık gibi hâlâ güncel temaları, Scout’ın büyüyüş öyküsüyle birlikte dokuyarak, iyilik ve kötülüğü hem bireysel hem de toplumsal düzeyde mercek altına alıyor. ...

 

 

 

Harper Lee'nin yazdığı tek eser, Bülbülü Öldürmek, yüzyıllardır gündemden düşmeyen evrensel bir sorunu, toplumsal ayrımcılık ve eşitsizliği gözler önüne seriyor. "Bizim mahkemelerimizde, beyaz adamın dünyasıyla siyah adamın dünyası karşı karşıya geldiğinde, her zaman beyaz adam kazanır. Bunlar çirkin ama hayatın gerçeği." cümleleri bu sorunun hem kaynağını hem önemini gösteriyor. Başka kaynaklardan birçok kez bu konuyu okumuş, dinlemiş olsak da bu kez küçük bir kız çocuğunun gözünden, onun sade, akıcı ve çarpıcı anlatımıyla okuyoruz. Bir yandan bu küçük kızın esrarengiz komşusunu merak ediyor öte yandan hukuk, adalet, suç, zenci, melez, beyaz kavramlarını sorguluyoruz. Büyüdükçe önemsiz gelen ayrıntıları fark ettiren, ilkokul günlerimize götüren, aile yapımızı düşündüren, topluma dahil olabilmenin güçlükleriyle yüzleştiren kitapta 'Scout' ile geziyor, büyümesine eşlik ediyor, kasabasına, ailesi ve arkadaşlarıyla ilişkilerine şahitlik ediyoruz. Kitabı zevkle okuduktan sonra aynı isimli filmini de izleyebilirsiniz. 

"İstediğin kadar saksağanı vur vurabilirsen ama unutma, bülbülü öldürmek günahtır." 

 Keyifli okumalar.

Fatime ORAK

İnönü Üniversitesi

Analist : Kurum :
Bu yazı toplamda 2962 defa okundu.

güvenlik Kodu
YORUMLAR
Bu bölüm şu an hazırlanmaktadır.
Bu bölüm şu an hazırlanmaktadır.