Gerçek Özgürlük
Üniversite öğrencisi Timur ile profesörlükten emekli Yakup Bey tanışırlar. Yakup Bey, Timurun gözlerinde duygu, düşünce ve davranışlarıyla yaşamı özgürce kucaklayamayan, özüne ulaşamamış bir gencin iç yalnızlığını ve burukluğunu görür. Aylar sürecek bu sohbet Timur için kültür robotluğundan "şahsiyet" olmaya götüren bir özgürlük yolculuğuna dönüşür.

 

 

 

 

 

Aslında hepimiz her ne kadar biyolojik olarak tek ve biricik olsak bile aynı zamanda içinde yaşadığımız kültürün birer parçası, aktarıcısı ve uygulayıcısıyız. Gerçek Özgürlük kitabı, kültür robotu şeklinde yaşayan bir psikoloji öğrencisi olan Timur’un sevdiği kız tarafından reddedilmesinin ardından yaşadığı kötü ve mutsuz günlerin birinde emekli bir psikoloji profesörü Yakup Bey ile tanışıp ve bu öğrencinin hem kendini sorguladığı hem de hayatı tanıma yolculuğuna çıktığı bir kitaptır.

Bu yolculuk bazen sadece Timur İle Yakup Bey arasında iken, bazen Timur’un istediği bazen de Yakup Bey’in istediği diğer kişilerde bu yolculukta onlara eşlik ettiler. Bu yolculuk öncelikle Timur’a şahsiyet kazandırmayı hedefliyordu ve ardından Timur’un hayatın gerçek özünün farkına varıp hayatını ve çevresini ona göre şekillendirmesini, ona aşılamak istiyordu.

Bunu yaparken Yakup Bey’in izlediği yol, Timur ile bir öğrenci-hoca ilişkisinden çok iki arkadaşın sohbeti şeklindeydi. Bunu yapmadaki temel amacı, Timur ile daha sağlıklı ve daha eşit düzeyde bir ilişki kurup ve bu ilişkiyi bu temel üzerine inşa etmekti.

Timur, Yakup Bey ile buluşmaları devam ettikçe kendisindeki değişimlerin farkına varmaya başladı. İlk olarak hayatında karşısına çıkan şeyleri nasıl değerlendirdiği veya neye göre değerlendirdiğini sorgulamaya başladı. Bu değerlendirmelerini yaparken bir kültür robotu olarak mı yoksa Timur olarak mı yaptığını arıyordu. Ne yazık ki en başta kendisininde içinde yaşadığı kültürün bir robotu olduğunun farkına varmaya başladı ve artık bunu terk etmesinin zamanı gelmişti ve Timur olarak kendisini ortaya koymalıydı.Ama bunu yapmak tabii ki o kadar kolay değildi. Yakup Bey, Timur’u hayatlarını özgür fikirleriyle ve kendi kişilikleri ile yaşayan insanlarla tanıştırdı. Timur’un en çok etkilendiği ikiz kör Avukat kardeşlerle yaptığı sohbetti. Onlardan öncelikle engelli vatandaşlar hakkında ne kadar duyarlı olduğunu kendini sorgulayarak öğrendi ve onların yaşamlarındaki engelleri nasıl kendileri olarak aştıklarını dinledikçe kendine olan özgüveni arttı. Bu özgüvenle Timur artık gerçek özgürlüğünü yakalayacağı yolda daha emin adımlarla ilerledi…

Tamer ALAGÖZ
İnönü Üniversitesi

Analist : Kurum :
Bu yazı toplamda 902 defa okundu.

güvenlik Kodu
YORUMLAR
Bu bölüm şu an hazırlanmaktadır.
Bu bölüm şu an hazırlanmaktadır.