Hz. Aişe
Kitap Arka Kapak:Allahın elçilerine karşı husumet cephesi kuran zalimlerin saflarını şeytan tertiplemiştir. Şeytan kumandasında peygamberlere karşı saf tutanlar, her zaman bozguna uğramışlar; nur ve iman karşısında ayakta duramamışlardır... Ecelin temizlik süpürgesi, her zalimin yuvasını bozmuş, her münkiri tahtından kara toprağa indirmiştir.

-----------------------------------------------------------------------------------------------

O Hz.Aişe ki, babası Hz.Ebubekir'dir.Onun hakkında Kainatın Efendisi:

"Bir Peygamber bulunmak müstesna, Ebubekir insanların en hayırlısıdır!" buyurmuştur.

Hz.Aişe'nin doğumunda da Ebubekir eşine bebeklerinin kız mı erkek mi olduğunu sorunca Ümm-i Rummân utancından başını yere eğmişti.Ebubekir tekrar tekrar sorup cevap alamayınca artık durumu anlamıştı.Çocuk kızdı.Hz.Ebubekir eşini tesselli etti ve Kureyş'in kötü adetlerine kızlarını alet etmeyeceğini söyledi.Hz.Ebubekir o devirde bile hiçbir cahiliye adetine uymamış ve Hz.İsa'nın müjdelediği son nebiyi beklemekteydi.Ve beklenen nebi zuhur edince de ilk inananlardan oldu.Eşini de hemen imana davet etti, Ümm-i Rumân hiç itiraz etmedi,derhal gönül dudakları harekete geçti ve Kelime-i Şehâdeti tane tane okudu.Onun hakkında Allah Resûlü şöyle buyurmuşlardı:

-"Kim ki cennet hûrilerinden bir kadına bakmak isterse, O, Ümm-i Rûman'a nazar etsin!"

İşte Hz.Aişe böyle bir babadan ve böyle bir anneden dünyaya gelmişti. Çocukluğundan itibaren babası ona Peygamberden öğrendiği her şeyi anlatıyor o da keskin zekasıyla hepsini kavrıyordu,ilim ve irfanı günden güne artıyordu.

Zaman ırmağı akıp gidiyordu.Müslümanlar günden güne çoğalıyor,kafirler de azdıkça azıyordu.Bu sıralarda Peygamberimizin hem amcası hem de Hatice annemiz vefat etmişti.Bu demler,Allah Resûlünün en ızdırablı günleriydi.Sahabilerini kollamak, çocuklarına bakmak,evin işini görmek hep onun fazilet omzuna yüklenmişti.Bunu gören sahabiler Peygamberimizin durumuna üzülerek O'nun Hz.Sevde ve Hz.Aişe annemizle nikahlanmalarına vesile oldular.Aişe annemiz Nebiler Nebisi ile evlendiği zaman 9 yaşında değil,belki 15,16,17 ve daha ileri yaşta idi.

Hz.Aişe zeka ve idrakte, ilim ve hikmette eşsizdi.Kainatın Efendisi onun hakkında şöyle buyurmuştur:

-İnsanların bana en sevgilisi Aişe'dir!..

Hz.Aişe dini esaslara tamamiyle vakıftı.Şeriatın inceliklerini bilirdi.Aynı zamanda fıkhı,tıbbı ve şiiri de çok iyi bilirdi.Peygamber Efendimizde eşleri arasında en çok Aişe'yi severdi.Bu durumdan Efendimiz'in diğer eşleri rahatsızlık duyuyorlardı.Bunun üzerine Ümmü Seleme Rahmet Peygamber'e halini arz etti.Kainatın Efendisi de şöyle buyurdu:

-Ya Ümmü Seleme!Aişe hakkında beni üzme.Gerçek şu ki,Aişe'den başka sizden herhengi bir kadının yatağında iken bana vahiy inmemiştir!

Bu sıralarda İslamiyet gittikçe yayılıyordu.Nebiler nebisi birçok seferler düzenliyordu.Allah'ın Resûlü çok kere de Hz.Aişe'yi bereberinde götürmüştü.İslamiyetin yayılmasını hazmedeyen münafıklar bu seferde Hz.Aişe'ye iftira attılar.Bütün Medine bu iftiralarla çalkalanıyodu.Hz.Aişe ise bu iftiradan habersiz hasta yatağında yatıyordu.Bu durumu öğrenen Hz.Aişe sabahlara kadar ağladı.Seccadesi üzerine kapanıp hicran ırmakları çağlattı.Ve Hz.Aişe'nin bu sabrı neticesinde O'nun masum ve pak olduğuna dair vahiy geldi.Ve yine bir gün,Cebrail,bir yeşil ipek kumaş üzerinde Aişe'nin resmini Allah'ın Resûlüne getirmiş ve şöyle demişti:

-Ey Allah'ın Resûlü! Dünya ve ahirette bu senin zevcendir!

Hicretin onbirinci yılında Nebiler sultanının vücuduna hafif bir kırgınlık geldi.Ve başında müthiş bir ağrı peyda oldu.Mübarek bedenlerinde de yüksek bir ateş.Hastalığı esnasında,nöbetleşe diğer zevcelerinin hücrelerine götürülüyordu.Fakat gönlünde de her daim Hz.Aişe'nin yanında olmak vardı.Bunu anlayan Peygamber zevceleri kendi gönül rızalarıyla Efendimiz'in hastalığı süresince Hz.Aişe'nin hücresinde kalmasını kabul ettiler.Aişe validemiz Peygamberimiz'in son anını çizgi çizgi şöyle anlatır:

-Allah'ın bana ihsan ettiği nimetlerden birisi Nebiyyi Muhterem'in benim odamda, benim nöbetimde, mübarek başı benim göğsümün üstü ile gerdanımın arasında olarak vefat etmesidir.

Allah Resûlü'nün türbesi vefat ettiği yerde Hz.Aişe'nin hücresindedir.

Daha sonraları Halifeler Devri'nde de bütün halifeler Hz.Aişe'ye büyük önem verdiler ve saygı gösterdiler.Onlar bazı konu ve problemler de Hz.Aişe'ye danışırlardı.Öyle ki Hz.Aişe her daim Efendimiz'in yanında bulunanan ve din ile ilgili her şeyi ondan sorup öğrenen kişiydi.Ve Efendimiz'den en çok hadis rivayet edenler arasındaydı.

İffet ve ismet sedefi Hz.Aişe ömrünün geri kalan günlerini Medine'de geçiriyordu.Hücresine oturuyor,seccadesi üzerine oturuyor,durmadan Cenab-ı Hakk'ı zikrediyordu.Kendisine bir şey sormak isteyen olursa ona hemen cevap veriyor,etrafına ilim ve irfan incileri saçıyordu.

Aişe, ezelden beri mü'minlerin annesi idi.Peygamberler Peygamberinin en sevgili zevcesiydi.Onun sebebiyle teyemmüm hükmü inmişti.Kur'an-ı Kerim'in onun şanında inen yüce ayetleri,mescidlerde ve mihrablarda okunup duruyor!..

Ramazanın 17.günüydü.Miladî 13 Haziran 678 tarihi idi.Artık ay yüzlü anne evlatlarından ayrılıverecekti.Arkasında binlerce gözü yaşlı insan bırakacaktı. Çünkü:"Her nefis ölümü tadacaktı."

Analist : Merve Özer Kurum : Gaziantep Üniversitesi
Bu yazı toplamda 373 defa okundu.

güvenlik Kodu
YORUMLAR
Bu bölüm şu an hazırlanmaktadır.
Bu bölüm şu an hazırlanmaktadır.