Mavi Kuş
Kitap Arka Kapak:Sıcaktan dili dışarı düşmüş bir köpek sarsak, ağır ve bezgin adımlarla meydanı bir baştan ötekine geçip köşedeki kasabın önünde durur. Oracıkta dikilen kıdemli sokak kedileri kendilerine benzeyen bu yaşlı köpeği umursamaz. Kasap dükkanının gölgeli kapısında naylon şeritlerden, rengarek boncuklardan oluşmuş bir sineklik asılıdır. Sineklik kıpırdamaz. Havada en ufak bir esinti yoktur....

-----------------------------------------------------------------------------------------------

Mavi Kuş

Yazar bu eserine olayın geçtiği kasabayı ayrıntılı ve anlaşılır bir biçimde anlatmakla başlar. Bütün esnafı tanıtır okuru iyice hikayenin içine alır. Olay kasabadan çok köy otobüsünde geçer. Yazarın tabiriyle "Baştan ayağa gök mavisine boyanmış, zamanla boyanın rengi atmış, yer yer dökülmüş, her yanında paslı haritalar oluşmuştu. Şoför mahaline açılan kapının üzerinde martı mı, güvercin mi, kartal mı, ne olduğu anlaşılmayan kanatlarını açmış süzülen, beyaz boya ile yapılmış bir kuş resmi yer alıyor; kuşun hemen altında yine beyaz boya ile yazılmış "Mavi Kuş" yazısı okunuyordu." otobüs böyle anlatılıyor. Ben bu satırları okurken tam kuş beyaz renk ama ismi "Mavi Kuş" diyordum ki yazar okurların bu soruyu soracağını  tahmin etmiş ki hemen cevap verdi. Otobüsteki kuş resminden ziyade otobüsün ismiymiş "Mavi Kuş" beyaz kuşla bir alakası yok. Kasabada tek yolcu taşıyan araç Deli Kenan'ın mavi kuşu... Hikaye kasabada otobüsün yolculuk için hazırlıklarıyla başlar, yolculuk sırasında geçen olaylar ile devam edip tren istasyonunda son buluyor. Kısaca olaylardan bahsetmek istiyorum; jandarmalar tarafından götürülen mahkum yolda kanlıları tarafından vurulur. John ve Elizabeth gerçekte birer tarih eser kaçakcısı çıkarlar ve kimliğini saklayan polis Kemal tarafından suç üstü yakalanırlar. Ancak sandığın içinden Erol çıkar. John ve Elizabeth'in çaldıkları tarihi eserler Erol tarafından yolculuk boyunca sandıktan çıkarılıp yola saçılırlar. Yolculuk esnasında Erol muavin Seyfi'ye yakalanır ancak Erol otobüsün ikinci muavini olduğunu söyler ve saf Seyfi de kanar. Erol da İstanbul yolculuğuna devam eder. Karısını doktora yetiştirmek isteyen çift ise Mavi Kuş'un bir başka yolcularıdır.. Ancak kadın yolda mola verdikleri kervansarayda vefat eder. Birde kitaplarını karısına tercih eden yolcumuz doktor Yahya var. Kitaplarını tercih etmiş olsada karısını çok seviyordur ve bu tercihinden pişmanlık duyar. Şirin yurt'un öğretmeni ve karısıda bu otobüstedir. Murat öğretmen'in karısı Neşe Hanım kasabaya gelirken çok hayal kurarak gelmiştir ancak kasabayı gördükten sonra büyük bir hayal kırıklılığına uğramış ve kasabadan usanmıştır. Bu sebepten ötürü eşiyle sürekli bir çatışma içindedir. Son olarakta Beşir Ağa vardır. Ankaradan misafirlerini karşılamak için istasyona doğru yola çıkar. Birde kardeşi Davut'u hırsından öldüren kuyumcu Nazım vardır. Yolculuk sırasında bir çok konuşma, olaylar yaşanmıştır. Otobüs defalarca aksiliklerle karşılaşmıştır. Ama yolcuları istasyona sağ salim getirmiştir. Hikayenin en can alıcı kısmına gelecek olursak, yolda polisler arama için otobüsü durdururlar. Kuyumcu Nazım vicdan azabına dayanamaz ve suçunu itiraf eder. Polisler Nazımı tutuklayıp eşyaları aramaya başlarlar ve Erolu bulurlar. Tam bu sırada "STOP" diye bir ses duyulur. Bütün hikaye birer film senaryosundan ibarettir. Tam oyuncular kahve molası vermişlerdirki bir silah sesi duyulur. Mahkum'un peşinde olan kanlılar mahkumu vurmuşlardır. Hikaye burada biter.

NOT: Mahkum rolündeki oyuncu gerçekte mi yoksa rol icabı mı öldü? İşte bu soru da yazarın biz okurlara küçük oyunudur. Bizi merak etmeye ve hayal gücümüzü geliştirmemize sevk ediyor.

Analist : Elif Gür Kurum : Metin Emiroğlu Anadolu Lisesi
Bu yazı toplamda 1758 defa okundu.

güvenlik Kodu
YORUMLAR
Bu bölüm şu an hazırlanmaktadır.
Bu bölüm şu an hazırlanmaktadır.