Siddhartha
Kitap Arka Kapakİçinde anlatılan ortama karşın, çok Avrupai bir kitaptır Siddhartha. Bildirisi bireyle başlar; bireye Asyadaki öğretiye göre daha çok önem verilmiştir. Siddhartha, benim, Hint düşüncesinden kurtulup özgürleşmemin dışavurumudur. tüm dogmalardan kurtulmak için tuttuğum yol Siddharthaya götürdü beni; yaşadığım sürece de bu yolda ilerleyeceğim doğaldır... Tüm dinlerde, insanların benimsediği tüm inanış biçimlerinde ortak olan yanı, tüm ulusal ayrımları aşan, tüm ırkların, tüm bireylerin benimseyebileceği şeyi yakalamaya çalıştım bu kitapta. HERMANN HESSE

-----------------------------------------------------------------------------------------------

Yazar hakkında: Hermann Hesse,1987 'de Almanya'nın Calw kasabasında doğdu.İlk şiirini yirmi beş yaşında yazdı.İnsancıllığı,barışseverliği ve  insan yaşamını irdeleyen felsefesi vardır.    

Kitap hakkında: Bu kitabı  Budizm'e olan merakımdan dolayı seçtim. Genel olarak kitap, Siddhartha’nın kendi öz Ben'ini arayışı ve bu çerçevede geçirdiği olayları ele alır.

Kitabın ilk bölümünde Siddhartha'nın Brahman babasının yanındaki hayatından bahseder. Tanrılar ve onlara sundukları sungular günlük yaşamın bir parçasıydı. Siddhartha özünü bu şekilde bulamayacağını anlayınca babasının izniyle Samanalar'ın yanında keşişlik hayatına başladı. Gençlik yıllarında meditasyonla ilgilendi ve keşişlik için kendini hazırladı, Brahman' ı arayıp durdu. Keşişlik hayatında açlığı, nefsini köreltmeyi öğrendi. Bu hayat 3 yıl sürdü. Kendi özünü bulma çabası, Buddha' nın öğretisiyle devam edecekti ancak Siddhartha bu öğretiyede devam etmedi, arkadaşı Govinda bu öğretiye de devam etti. Arayışına ırmağın karşısına geçerek devam etti ve geçmiş hayatında dünyadan elini çeken Siddhartha, dünya yaşamının hazlarını, zevklerini tattı. Kamala'dan sevme sanatını öğrendi, Kamaswami’den de ticaret sanatını öğrendi. Uzun süre bu şekilde yaşadı, kendisinin "çocuk insanlar" dediği ve küçümsediği kişiler gibi oldu. O'nun keşişlikten kalan düşünme, bekleme, oruç tutma becerisi dünya hazlarıyla yavaş yavaş elinden gitti. Artık tüm benliğini yitirmişti. Kendini bulmak için geçtiği ırmağın yanına geldi, kendini suya saldı bütün pişmanlıklarıyla... Tekrar başladığı yere dönmüştü işte. Yaptığı şeyin  saçmalığını ırmağın sesiyle uyanarak anladı. Bu ses Om’du. Om! dedi kendi kendine. Om ! Ve bildi yine Brahman'ı, bildi yaşamın yok edilmezliğini, aklından çıkıp giden tüm Tanrısallığı bildi ve hindistan cevizinin altında uyuya kaldı. Siddhartha artık bilincindeydi neden bir Brahman olarak, neden bir çileci olarak Ben'le savaşından sonuç alamadığını. Kibirden hiçbir şey görememişti gözü. Oysa oruç tutarak öldürdüğünü sanmıştı bu Ben'ini. Derken kendisini dünya hayatına giderken ırmağın karşısına geçiren Vasudeva görür onu. Irmağın karşısına geçer  ama ilk zamanki gibi yine bir şey veremez ona tıpkı keşişken veremediği gibi. Siddhartha kayıkçının yanında kalmaya karar verir ve onunla yaşar. Irmak kendisine sürekli bir şeyler öğretir, söyler. Zaman diye bir şeyin olmadığını; geçmişte olan, gelecekte olan hiçbir şey yoktur, her şey vardır sadece, şu an içinde varlık sahibidir. Siddhartha ırmağın sesini dinlemeye devam ediyordu, şehir merkezlerinden bu iki bilge kişiyi görmek için gelenler kayığa binenler olurdu. Siddhartha, Vasudeva dan çok şey öğreniyordu bunlardan en önemlisi ırmağın sesini dinlemekti. Irmak ona Om'u öğretmişti. Artık o Ben'ini keşfediyordu. Govinda, Gotama’nın ölümünden sonra arayışının bitmediğini anladı. O da keşişlik hayatında kendi özünü bulamamıştı ve çok duyduğu, merak ettiği kayıkçının  yanına gitti. O’nun öğretisini merak ediyordu. Kayıkla yolculuk yaptı ve kayıkçının Siddhartha olduğunu anladı, çok sevindi ve kendisine öğretilerini sunmasını istedi. Siddhartha keşfettiklerini arkadaşı Govinda ya anlattı. Govinda huzurluydu, çünkü o zamana kadar kutsal saydığı her şeyi ona anımsattırıyordu. Tıpkı öğretisi için arkadaşından ayrılıp keşişlik hayatı sürmek zorunda kaldığı Buddha gibi...

Cümlelerime kitaptan aldığım şu öğretiyle son vermek istiyorum "Bilgi bir başkasına aktarılabilir, bilgelikse hayır".Bilgelik yaşantıyla olur.

Analist : Büşra Göğebakan Kurum : Gaziantep Üniversitesi
Bu yazı toplamda 786 defa okundu.

güvenlik Kodu
YORUMLAR
Bu bölüm şu an hazırlanmaktadır.
Bu bölüm şu an hazırlanmaktadır.