Işık Doğudan Gelir
Kitap Arka Kapak:Işık Doğudan Gelir, siyasî, felsefî, dogmatik herhangi bir inancın peşinde olmayan, başka milletlere, başka fikirlere, başka düşünce ve duyma tarzlarına sonsuz bir tecessüs besleyen bir Cemil Meriç klasiği, tüm diğer eserleri gibi. Medeniyetlerin “defter-i âmâli” olan ansiklopedilerden İslâm’ın kozmolojik dok-trinlerine; İbrani edebiyatından Kitab-ı Mukaddes’e; Herbelot’nun “muhteşem abidesi” Doğu Kütüphanesi’nden, oryantalizmlerin aydınlattığı yeni medeniyetlere; Michelet’nin ve Schuré’nin “her türlü yobazlıktan uzak”, İnsanlığın Kitab-ı Mukaddesi ve Doğu Mabetleri adlı eserlerinden, Erasmus’un Cinnete Methiye’sine, başka bir deyişle Akıl’dan Cinnet’e; hermetizmden “çağdaş düşüncenin kutuplarından biri” olan İbn Haldun’a... kanatlanan ve kanatlandıran emsalsiz bir düşünce serüveni.

-----------------------------------------------------------------------------------------------

Cemil Meriç'in Işık Doğudan Gelir ve Kültürden İrfana adlarını taşıyan son iki kitabında yer alan yazıların bir kısmı, çıkması planlanan ve kendisinin de bazı maddelerini kaleme almayı kabul ettiği bir " İslam Ansiklopedisi" için, 1981 yılının naşından itibaren yaptığı çalışmaların elden geçirilmiş halidir.

Bu eserinde Cemil Meriç "medeniyetlerin defter-i âmâli" olan ansiklopedileri ele alarak başlar.

Kendisinin de sık sık başvurduğu, aklın değerine iman eden, gelenekleri tecrübenin ve rasyonel tenkidin süzgecinden geçiren, peşin hükümleri sorgulayan ansiklopedilerdir bunlar.

Cemil Meriç'in bu kitapta tıpkı diğer eserlerinde olduğu gibi kavramlarla dans edişi okuyucuyu bir kez daha büyülüyor.

Kitap önce batı medeniyeti kaynaklı ansiklopedilerden bahsediyor, bana göre anlaşılması oldukça zordu, her yüzyılda yazılan ansiklopedileri birer birer sayıyor daha sonra İslam kaynaklı ansiklopedileri anlatıyor. Batılı ve İslam âlimlerin yorumlarına yer veriyor.

Ve Meriç’in yine ve sık vurguladığı düşünen insanın değeri ve aynı zamanda tüm ilimler için vazgeçilmezliği. Bu kitapta da asıl vurgulanan şey bu bence bunu da kitaptan bir cümleyle özetleyebiliriz

"Unutmamamız gereken bir hakikat de şu; düşünen ve temaşa eden varlığı yani insanı yeryüzünden kovarsak, o ulvi dokunaklı tabiat kasvetli ve dilsiz bir sahne olup çıkar"

Son olarak Ali Meriç'in dediği gibi tüm insanlık adına Cemil Meriç'e Doğudan ve Batıdan getirdiği aydınlıklar için teşekkür ediyorum.

Analist : Rumeyse Çiftçi Kurum : Gaziantep Üniversitesi
Bu yazı toplamda 511 defa okundu.

güvenlik Kodu
YORUMLAR
Bu bölüm şu an hazırlanmaktadır.
Bu bölüm şu an hazırlanmaktadır.