Şenlikli Toplum
Kitap Arka Kapak:Son yılların en radikal yazarlarından olan Illich, daha çok kurumlara ve kurumlaşmaya yönelttiği eleştirileriyle tanınıyor. Eğitim, sağlık, politika gibi kurumların insan yaratıcılığını öldürerek kendine bağımlı kıldığını savunuyor. İlerleme ve verimlilik adına korkunç bir üretim/tüketim çılgınlığının yaşandığını, oysa sanayileşme ve büyüme kavramlarının vazgeçilmeyecek kavramlar olmadığına işaret ediyor. Şenlikli Toplum’da ise seri üretim teknolojilerinin, insanları bürokrasinin ve makinelerin aksesuarları haline nasıl getirdiğini göstererek modern sanayi toplumlarını sorguluyor. Ve kişiler arasında özerk, yaratıcı ilişkiler kurulabilmesinde araçların rolüne değiniyor. İnsanların çalışırken zevk almaları, sevinç duymaları için araçlara hükmetmeleri gerektiğini belirterek, araçların insanlara hükmetmeye başladıkları noktada büyümeye karşı çıkıyor.

-----------------------------------------------------------------------------------------------

‘Şenliklilik terimini endüstrideki üretkenliğin tam karşıtını belirtmek için seçtim. Bununla kişiler arasındaki özerk ve yaratıcı ilişkiyi ve kişilerin çevreleriyle ilişkilerini kastediyorum.Bu kişilerin başkalarının ve yapay bir çevrenin kendilerine dayattığı taleplere gösterdikleri koşullu tepkilerle karşıtlık içindedir. Şenlikli oluşu kişilerin karşılıklı bağımlılık içinde gerçekleşen bireysel özgürlük ve bu niteliğiyle de gerçek bir ahlaki değer olarak görüyorum. Bir toplumda şenlik belirli bir düzeyin altına düşerse hangi miktarda olursa olsun endüstriyel üretkenliğin toplum üyeleri arasında yarattığı ihtiyaçları yeterli biçimde doyuramayacağına inanıyorum.’

Şenlikli Toplum 1976’da Ivan Illich tarafından kalemen alınan bir denemedir. Ayrıntı Yayınları’ndan çıkan yaklaşık 120 sayfa olan yükü hafif ama kıymeti pek ağır olan bu kitap 5 denemenin birleşimi şeklinde ve yazarın Meksika’daki Kültürlerarası Dokümantasyon Merkezi’nde yapılan çalışmaların sonucunda ortaya çıktı. Illich bazılarına göre radikal bir entelektüel olsa da bu kitapta yapılan eleştiriler son derece yerli yerinde olduğu için ve dünyaya çok farklı bir pencereden baktığı için mutlaka okunması gerektiğini düşünüyorum. Özellikle de sosyal bilimlerde okuyan bir öğrenci için müthiş derecede ufuk açabilecek bir kitap.

Önce kısaca yazarın biyografisine ve kitabın ortaya çıkışındaki tarihsel arka plana bakalım. Yazar Illich 1926’da Avusturya’da doğdu. Babasının mesleği ve gelir düzeyi sayesinde birçok ülkeyi gezme şansı buldu. Farklı üniversitelerde felsefe histoloji Ortaçağ tarihi gibi bölümlerde okuduktan sonra 1956 yılına kadar papazlık görevi yaptı. Porto Riko’da bir üniversitede rektör yardımcılığı görevi yürütürken muhalif tutumlarından dolayı görevinden uzaklaştırılınca Meksika’da Kültürlerarası Dokümantasyon Merkezi’ni kurdu. Başta Vatikan’ın destekleriyle yürüttüğü faaliyetlerine Vatikan’ın desteği kesilince çalışmalarına tek başına devam etti. İşte bu kitap da bu merkezde yapılan kongre konferans sempozyum gibi faaliyetler sonucunda ortaya çıkmış yazıların toplamıdır.

Illich yaptığı çalışmalarında işlediği fikirlerden dolayı entelektüel camiada bazıları tarafından anti-endüstriyalist bazıları tarafından anarşist bazıları tarafından da radikal çevreci olarak kabul edildi. Ama Illich bunlardan yalnızca biriyle açıklanamaz. Genel anlamda Illich yaptığı çalışmalarda kurumlaşmaya ve dev bürokrasilere yönelttiği eleştirilerle bilinir.Antik çağlardan bu yana gelen toplumlar ile çağdaş sanayi toplumlarının yapısal özelliklerini karşılaştırır ve en temel argümanı şudur: İnsanlar yarattıkları teknolojinin bilimin ve özellikle de araçların özgürleştirme ve mutlu etme işlevlerini unutarak tamamen bunların bağımlısı ve kölesi haline gelmiştir. Bunun temelinde de mevcut ekonomik kapitalist sistemin yattığını savunur ve ilerleme ve verimlilik adına yapılan korkunç üretim/tüketim çılgınlığının insanları mutluluktan ve özgürlükten uzaklaştırdığını savunarak büyüme ve kalkınma kavramlarına son derece ihtiyatlı yaklaşır.

İşte Şenlikli Toplum kitabında da Illich hem bugünkü toplumun içinde bulunduğu mutsuz ve özgürleştirici olmayan durumun sebeplerini hem de bunun kendince çözümünü ele alıyor. Illich kitabın amacının dünya üzerindeki insanların hala endüstri çağının bunalımını bertaraf edebilmek için fırsatları olduğunu ve hemen şimdi üretim biçiminde bir denge durumu seçerek insanların bu bunalımlı durumdan şenlikli toplum durumuna geçebileceğini göstermek olduğunu belirtiyor. Bunu yaparken de önce insanların geldiği noktayı iyi analiz edip kendisinin öne sürdüğü bazı yol ve yöntemleri kullanarak daha mutlu ve daha özgür bir dünyanın var olabileceğini belirtiyor. Kitabı da işte bunları ortaya koymak için yazdığını belirtiyor. Kısmen de az önce belirttiğim üzere ona göre en temel problem şudur: İnsanlar mutlu ve özgür olmak için değil kendisine hizmet etmesi gereken makinelere hizmet etmek için eğitim görmektedirler. Böylece makineler insanlara değil insanlar makinelere hizmet etmektedir ve makinelere sahip olanlarla olmayanlar arası mesafe giderek açılmaktadır. 

Analist : Oğuzhan Koca Kurum : İnönü Üniversitesi
Bu yazı toplamda 525 defa okundu.

güvenlik Kodu
YORUMLAR
Bu bölüm şu an hazırlanmaktadır.
Bu bölüm şu an hazırlanmaktadır.