Türkiye’de Devlet Geleneği
Kitap Arka Kapak:Uluslararası bilim camiasında tanınmış siyaset bilimcilerimizden Metin Heper, Türkiye’de Devlet Geleneği adlı kitabıyla son derece önemli bir çalışmaya imza atıyor. Özgün baskısı İngiltere’de yayımlanmış olan bu kitapta aşkın devlet geleneğinin Türk siyasal hayatını ne şekilde etkilediği incelenmektedir. Heper, Türkiye’nin siyasal hayatının irdelenmesinde yaygın olarak kullanılan “merkez-çevre” yaklaşımını tamamlayıcı bir bakış açısı sunmaktadır. “Heper, basit bir şekilde olayları anlatmakta ziyade o olayları, Türklerin Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye Cumhuriyetindeki siyasal denemelerinden esinlenerek oluşturduğu kuramsal analiz ile ilişkilendirerek sunmaktadır.”

-----------------------------------------------------------------------------------------------

‘Devlet yaygın Weberyen tanımına göre belli bir toprak parçası üzerinde meşru fiziksel güç kullanımı tekeline sahip siyasi bir kurumdur. Bu kavramlaştırmada devletin ilk kez Bodin tarafından tanımlanan egemenliğe yahut nihai otoriteye sahip olduğu farz edilir. Bu şekilde algılanan devlet seçimle işbaşına gelmiş hükümetler tarafından ‘ele geçirilecek’ ve belirli amaçlar için kullanılacak ve kendi haline bırakıldığında da tarafsız olarak faaliyette bulunacak bir araçtır.

Türkiye’nin devlet kültürünün ülkedeki siyasal sorunları ağırlaştıran bir öğe olduğu düşüncesi reddedilmesi olmayan bir tezdir. Fakat sadece devlet kültürü üzerine bina edilmiş bir tez de Türkiye’nin siyasal sorunlarını açıklama noktasında yetersiz kalır. Çünkü Türkiye’nin siyasal hayatında zaman zaman tuhaf siyaset yapma biçimine pek rastlanmayan dönemler de olmuştur. Bundan da önemlisi siyasal kültür bir boşluk içerisinde oluşmaz. Siyasal kültür çerçevesindeki herhangi bir açıklama öncelikle söz konusu kültürel örüntülere hangi etkenlerin yol açtığı sorusuna da yanıt bulmak zorundadır. Dinamik bir perspektiften bakıldığında siyasal kültürün temel bir neden olmaktan çok mevcut durumun daha da olumsuzlaşmasına yardım eden bir etken olduğu söylenebilir.’

Uluslar arası bilim camiasında tanınmış siyaset bilimcilerimizden Metin Heper özgün baskısı İngiltere’de yapılan bu kitapta ‘aşkın devlet geleneğinin Türk siyasal hayatını ne şekilde etkilediği’ incelenmiştir. Böylece Türkiye’nin siyasal hayatının irdelenmesinde Şerif Mardin tarafından ortaya atılan ve yaygın olarak kullanılan ‘merkez-çevre’ yaklaşımını tamamlayıcı bir bakış açısı ortaya açılmaktadır. Kitap 3. Selim’den başlayarak 12 Eylül darbesine kadar geçen dönemin devlet anlayışını ortaya koymaya çalışmaktadır.

Heper kitabın ilk bölümünde yani ‘Giriş’ kısmında önce konuya bütüncül açıdan bakarak genel teorisini ortaya koyuyor. Türk siyasal hayatının ‘atanmış seçkinlerle seçilmiş seçkinler arasında geçen  mücadele’ olduğunu belirten Heper Türkiye siyasetinin ise zamanla ‘devlet merkezli’ anlayıştan ‘parti merkezli’ anlayışa geçtiğini belirtmiştir. ‘Osmanlı Mirası’ adlı ikinci bölümde 3. Selim döneminden başlanarak bürokrasinin ipleri eline almasının toplumsal-siyasal-ekonomik sebepleri irdeleniyor. ‘Geçici Aşkın Devlet’ isimli üçüncü bölümde Cumhuriyet devrimiyle beraber ortaya çıkan devlet anlayışı ve Atatürk’ün bürokrasi başta olmak üzere yeni devletin ideallerinin ne olduğu üzerinde duruluyor. Atatürk’ün araçsalcı devlet ve araçsalcı bürokrasi anlayışları üzerinde duran Heper ilerleyen bölümlerde Atatürk’ün devlet ve bürokrasi anlayışından ölümüyle beraber ne kadar uzaklaşıldığını daha iyi vurgulayabilmek için bu bölümde Atatürk’ün dünya görüşü üzerinde fazlaca durmuştur. ‘Bürokratik Aşkıncılık’ isimli dördüncü bölümde Demokrat Parti iktidarıyla beraber ortaya çıkan anlayış ancak daha çok darbeyle beraber 1965 Demirel iktidarına kadar geçen dönemde 61 Anayasasının ortaya çıkardığı devlet anlayışı ortaya koyuluyor. Burada 61 Anayasasının her ne kadar özgürlükçü-liberal bir anlayış ortaya koysa da ortaya çıkan devlet anlayışının katı aşkıncı bir durum yarattığı belirtiliyor. ‘Devlet ve Toplum’ adlı beşinci bölümde koalisyon hükümetlerinin devlete bakış açısı ve ülkeyi darbeye götüren şartlar ele alınıyor. ‘Yeni Aşkın Devlet’ adlı son bölüm ise 12 Eylül ile ortaya çıkan devlet yapılanmasının yapısal özellikleri inceleniyor.

 

Analist : Oğuzhan Koca Kurum : İnönü Üniversitesi
Bu yazı toplamda 713 defa okundu.

güvenlik Kodu
YORUMLAR
Bu bölüm şu an hazırlanmaktadır.
Bu bölüm şu an hazırlanmaktadır.