Dua
Kitap Arka Kapak: Ey Rabbim !‘Alimlerimize sorumluluk, avamımıza ilim, müminlerimize aydınlık, aydınlarımıza iman, tutucularımıza anlayış, anlamışlarımıza tutuculuk, kadınlarımıza şuur, erkeklerimize şeref, yaşlılarımıza bilgi, gençlerimize asalet, hocalarımıza ve öğrencilerimize inanç, uyumuşlarımıza uyanıklık, uyanıklarımıza irade, tebliğcilerimize hakikat, dindarlarımıza din, şairlerimize şuur, araştırmacılarımıza hedef, umutsuzlarımıza umut, zayıflarımıza güç, muhafazakarlarımıza perva, oturmuşlarımıza kıyam, donup kalmışlarımıza hareket, ölülerimize hayat, körlerimize görüş, suskunlarımıza feryat, Müslümanlarımıza Kur’an, Şiilerimize Ali, fırkalarımıza birlik, kıskançlarımıza şifa, kendini beğenmişlerimize insaf, küfürbazlarımıza edep, mücahitlerimize sabır, halkımıza özbilinç, bütün milletlerimize karar alma himmeti, fedakarlık kabiliyeti, kurtuluş yeterliliği ve izzet bağışla.’

------------------------------------------------------------------------------------------------

Eserin adına mukabil, Ali Şeriati duayla başlamış, ilk bölümün başlığı oldukça ilgi çekici; ‘Övülmüş Ahlakı ve Beğenilen Amelleri İsteme Duası.’ Yazar bu başlık altında şöyle dua etmiş: ‘Allahım! Muhammed’e ve aline rahmet gönder. Beni, kendi nefsimin önünde alçalmadıkça insanlar arasında yüceltme. Beni kendi nefsime karşı değersiz kılmadıkça, bende açık seçik bir izzet var etme.’

Dua ve irfan hakkında bağ kuran Şeriati, ‘Beyin gücümüzü geliştirip güçlendirmeye çalışırken, ahlaki duygular, güzellik duyguları,özellikle de irfani duygular gibi ruhun manevi çabaları gelişmekten geri kalmıştır.’ der ve şöyle devam eder, ‘İrfan duygusu çok zaman duada kendini gösterir. Dua, nihayetinde ruhsal bir olgunun ortaya çıkarılışıdır.’ Duayı, ruhun, dünyanın maddi olmayan merkezine doğru çekilmesi olarak betimler. Ali Şeriati’ ye göre dua, ‘Genel olarak yalvarıp yakarmaktan, ızdıraplı bir inleyişten ve yardım isteyişten, kimi zaman da bütün duygu dünyasının uzağında açık, dingin, içsel ve sürekli bir buluş ve sezinleyiş halinden ibarettir. Duanın hakikati, gönlün Allah’a doğru çekildiği dokunaklı bir irfan halini gösterir.’

Peki, nasıl dua etmeli ? Bu soruya da ilginç bir bakış açısıyla yaklaşan Şeriati, ‘Dua, uzun veya kısa, içe dönük, her ne şekilde olursa olsun, bir çocuğun babasıyla konuşması gibi olmalı ve kendisini olduğu gibi göstermelidir.’ der. Duayı bizzat bir yaşam biçimi olarak tasavvur etmiştir.

Duanın ehemmiyetiyle ilgili, ‘Bir millet içinde duanın yokluğu, o milletin mutlak çöküşüyle eş anlamlıdır’, der. Yazarın bu tespitine katılmamak mümkün değil, çünkü duayı hayatının merkezine koymuş bir millet umuduna, hayallerini diri tutuyor, bir ideal uğruna yaşıyor demektir. Dua etmek beraberinde ahlak ve irfani duyguyu güçlendirir demiştir.

Dua’ ya dair sunduğu yaklaşımlarda biri de şöyledir; ‘Dua, insanın zaaflarını telafi eden bir şey olmadığı gibi, aksine insanın iktidarını güçlendiren, bireysel ve toplumsal hayatını kurmadaki olumlu çabasını ve yapıcı faaliyetlerini sürdürmesini sağlayan şeydir. ’

Dua, Allah bağımızı kuvvetlendiren, imanımızı her daim tazeleyen, umutlarımızı, ideallerimizi diri tutan bir yaşam halidir. Duaya bir ibadet dışında bakmak, yeni bir ufuk katmak istiyorsanız, Şeriati’nin bu akıcı ve anlaşılırlığı yüksek eseri size göre. Keyifli Okumalar… 

Analist : K.K. Kurum : Yıldırım Beyazıt Üniversitesi
Bu yazı toplamda 610 defa okundu.

güvenlik Kodu
YORUMLAR
Bu bölüm şu an hazırlanmaktadır.
Bu bölüm şu an hazırlanmaktadır.