Kardeşimin Hikayesi
Kitap Arka Kapak: Serenad fırtınasından sonra Livaneli’den nefes kesen bir roman... Sakin bir balıkçı köyünde genç bir kadının cinayete kurban gitmesiyle başlar her şey. Dünyadan elini eteğini çekmiş emekli inşaat mühendisiyle genç, güzel ve meraklı gazeteci kızın tanışmasına da bu cinayet vesile olur. Kurguyla gerçeğin karıştığı, duyguların en karanlık, en kuytu bölgelerine girildiği hikâye, daha doğrusu hikâye içinde hikâye de böylece başlar. Modern bir Binbir Gece Masalı’nın kapıları aralanır. Ancak bu kez Şehrazad erkektir. Kardeşimin Hikâyesi aşkın mutlulukta ulaşılacak son nokta olduğuna inananları bir kez daha düşünmeye davet eden, aşka, aşkın karmaşıklığına ve tehlikelerine dair nefes kesen bir roman. Her sayfada yeni bir gerçekliği keşfedecek, kuşku ile kesinliğin sınırlarında dolaşacaksınız.

-----------------------------------------------------------------------------------------------

Ahmet Arslan emekli bir inşaat mühendisidir. Çocuk yaşta ailesiyle geçirdiği kazada anne ve babasını kaybetmiş, ikizi Mehmet ile Ankara'da dedesinde büyüyüp, ODTÜ' de kendisi İnşaat Mühendisliği, kardeşi Mehmet ise Elektrik Mühendisliği okumuştur. Emekli olduktan sonra İstanbul'dan Karadeniz'in küçük bir köyünde köpeği Kerberos'la yaşamaya başlamıştır. Köyden tanıştığı arkadaşı Arzu Karaman'ın kocasının sergisine aynı zamanda partisine katılır. Ertesi gün Arzu Karaman'ın ölüm haberi duyulur ve gazeteciler köye gelir. Ahmet Arslan ile röportaj yapmak isteyen gazeteci Ahmet Arslan’la bir süre vakit geçirir ve meraklı olmasından dolayı konu cinayetten çok Ahmet Arslan'ın kardeşi Mehmet'in hikâyesine gelir.

Ahmet üniversiteden mezun olduktan sonra Rusya 'da işe başlar ve aynı zamanda kardeşi Mehmet'i de yanına alır. Mehmet Rusya'da Olga adında bir kıza âşık olur. Ancak Rusça bilmeyen Ahmet ve Mehmet, Mehmet'in Olga ile iletişimi için iş arkadaşı olan Ludmilla yüksek bir ücrete çevirmenlik yapar. Olga ve Mehmet evlenirler. Tatile İstanbul'a gitmeyi planlayan çift, havayolunda sivil polislerin aniden gelip Mehmet'i almasıyla suya düşer tatil planları. Olga ve Ludmilla beraber İstanbul'a gider gelirler. Ancak Mehmet ortada yoktur. Nereye götürüldüğüne dair hiç bir iz ve bilgi yoktur. Ahmet Rusya'da Türk büyükelçiliğine başvursa da sonuç alamaz. Mehmet yoktur ortada. Mehmet gözleri kapalı bir şekilde götürüldüğü bir hücreye atılır. Nerede ve neden bu hücrede olduğunu bilmeyen Mehmet, bir taraftan bunları düşünürken bir taraftan da aklı hep Olga'da kalmıştır. Aklını yemek üzere olan Mehmet bir gün hücreye getirilen bir gazeteciyi gördüğüne çok mutlu olur. Fakat saati tarihi günün ayıp aymadığından bile habersiz olan Mehmet, bu hücrede ne kadar süre kaldığını bilmiyordu ve uzun süredir konuşmadığı için konuşmakta, ses çıkarmakta güçlük çeker başta. Sonra gelen kişinin Amerikalı bir gazeteci olduğunu öğrenir ve yaşadıklarını anlatıp, yardım ister gazeteciden. Çünkü gazeteci bir kaç güne çıkacaktır bu hücreden. Gazeteci çıkar ve Mehmet'e yardım ederek Türk elçiliğinin oradan çıkmasına vesile olur. İsim ve fiziki görüntü benzerliğiyle ihbar edilen Mehmet terörist olduğu düşünülerek hücreye atılmıştır. Ancak yanlış anlaşılma olduğunun farkına varan Rusya Mehmet'i hücreden çıkarmayı unuturlar karışıklıktan dolayı. Mehmet' ihbar eden ise çevirmenlik yapan ve iş arkadaşı Ludmilla'dır. Anlam veremeyen Mehmet Olga'yı bulmaya çalışır. Çalıştığı inşaat şirketinin işi bitmiş, şantiyeyi kapatıp Türkiye'ye dönmüşlerdir. Şirketten sorumlu bir arkadaşını bulur ve Mehmet'e Ludmilla'nın adresini verir. Mehmet adrese gider ve Ludmilla'nın Olga’ya âşık olduğunu, Olga için Mehmet'i terörist olduğuna dair şikâyet eder ve Ludmilla Olga ile evlendiğini, Olga'nın hasta olduğunu ve hastalığından dolayı Mehmet'i unuttuğunu öğrenir. Mehmet çaresiz bir şekilde oradan ayrılır ve Ahmet'i bulduktan sonra kendisini dünyanın çeşitli yerlerinde bir süre yaşayarak olayı unutmaya çalışır, arada bir ise Ahmet'i ziyarete gelir. Ahmet bu hikâyeyi ilk defa birine yani kabul etmese de ilgi duyduğu bu genç ve güzel gazeteciye anlatır. Sonra Ahmet evde ölü bulunur ve savcıya bir mektup bırakmıştır. Mektup da Arzu'nun katilinin, Ahmet'in ev işlerini yapan Hatice hanımın dayısından hamile kaldığı olan ve aklen rahatsız olan oğlu Muharrem'dir. Bunu köpeği Kerbelos'un kulübesinde gördüğü Arzu'nun kolyesinden anlar. Muharrem ise olayı doğrular ve Arzuyla aşk yaşadığını sanıp, o gece Arzu'nun erkeklerle samimi olup onu aldattığını düşünerek öldürdüğünü itiraf eder. Oysa Arzu Muharrem ile bir ilişki değil abla kardeş gibi geçiniyordu. Muharrem rahatsızlığından ve Arzu'ya olan ilgisinden aralarında bir aşk olduğunu sanıyordu. Ahmet'in otopsi araştırmalarından sonra ölen Mehmet Arslan idi. Ahmet Arslan yıllar önce ailesinin geçirdiği kazada ölmüştür. Ancak Mehmet Rusya'da Olga'yı kaybettikten sonra yaşadığı travmadan sonra böyle sanıyordu. Kendi hikâyesi kardeşinin hikâyesi gibi davranıyordu ve Ahmet Arslan'ın yaşadığını sanıyordu. Gazeteciye duyduğu ilgiden sonra intihar eder ve cinayeti mektubuyla aydınlatır.

Analist : Ceylan Özbek Kurum : Fırat Üniversitesi
Bu yazı toplamda 599 defa okundu.

güvenlik Kodu
YORUMLAR
Bu bölüm şu an hazırlanmaktadır.
Bu bölüm şu an hazırlanmaktadır.