Kısa Türkiye Tarihi
Kitap Arka Kapak: Avrupa’da yaşanan değişim rüzgarları... XIX. yüzyılda ve XX. yüzyıl başlarında yaşanan sosyal ve ekonomik değişimlere Osmanlıların ayak uydurma çabaları; yeni bir ordu Nizam-ı Cedid, Tanzimat Fermanı ve daha nice ıslahat çalışmaları... İmparatorluğun çok-uluslu yapısı ve milliyetçilik akımıyla beraber gelen çözülme... Tüm bu gelişmelerin ardından başlatılan bir modernleşme hareketi ve Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Osmanlıların küllerinden doğan yeni bir “Türk” ulusu ve Milli Mücadele’nin getirdiği Cumhuriyet... Cumhuriyet’le birlikte literatürümüze giren demokrasi ve laiklik kavramları, çalkantılı seçim dönemleri, Tek Parti döneminin ardından gelen Çok Partili Hayata Geçiş sürecinde ortaya çıkan muhalefet partileri, yeni anayasalar ve seçimlerle örülü bir Türk demokrasi tarihi ve iki askerî darbe, üç muhtıra, yedi darbe girişiminden oluşan bir Kısa Türkiye Tarihi okuması... Hepsi Prof. Dr. Kemal H. Karpatın değerli kaleminden!

------------------------------------------------------------------------------------------------

 ‘Türkiye tarihi Cumhuriyet’in ilanından ve bilhassa 1932 Tarih Kongresi’nden 1950’lere kadar –hatta bazı çevrelerce ondan sonra da- Osmanlı ve Selçuklu tarihlerinden kopuk bir şekilde yeni bir insan ve yeni bir toplum yaratmak amacıyla ele alınmıştır. Devlete hakim tek parti rejiminin bu kararı her ne kadar toplumu geçmişinden ve kültüründen koparamamışsa da Türkiye’deki tarihi düşünceyi birçok bakımdan etkilemiştir.’

Duayen tarihçi Kemal H. Karpat’ın 2012 tarihli Timaş Yayınları’ndan çıkan ‘Kısa Türkiye Tarihi’ adlı kitabı 351 sayfadan oluşmaktadır. 1800-2012 tarihleri arası Türkiye siyasi tarihini ana başlıklarıyla işleyen bu kitap Karpat’ın sayısız kitabından yalnızca biridir. Tarihçi bu kitapta da diğer kitaplarında olduğu gibi olayları kendi yöntemiyle ve mümkün mertebe tarafsızlıkla ele alarak Türkiye tarihinin dönüm noktalarını gayet net cümlelerle göz önüne sermiştir. Ben de bir siyaset bilimi öğrencisi olarak bu kitabı Türkiye siyasi tarihini genel hatlarıyla ele alması açısından tercih etmiştim ve son derece de başarılı buldum.

Dobruca doğumlu olan Kemal Karpat İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olduktan sonra çalışmalarına New York ve Washington Üniversiteleri’nde devam etti. Sırasıyla Birleşmiş Milletler Montana Devlet Üniversitesi Princeton Üniversitesi Robert Kolej Bilkent ODTÜ Ankara Üniversitesi Harvard Üniversitesi ve Columbia Üniversitesi’nde öğretim üyeliği ve yöneticilik faaliyetlerinde bulundu. Türk Araştırmaları Derneği ve Türk Araştırma Kurumu’nun başkanlıklarını da yapan ve 20’den fazla ülkede 100’den fazla makalesi ve sayısız kitabı yayınlanan Karpat halen Wisconsin Üniversitesi tarih bölümünde öğretim üyeliği yapmaktadır. Geçtiğimiz günlerde T.B.M.M. Onur Ödülü’ne layık görülmüştür.

Yukarıda da değinildiği gibi bu kitap 1800-2012 yılları arasındaki başlıca siyasal olayları kapsamaktadır. Kitabın amacı Türkiye tarihiyle ilgili genel bir çerçeve çizmek ve her kesimden okuyucuya bunları sade ve yalın cümlelerle aktarmaktır. Kitap başlıca 3 bölümden oluşmaktadır. ‘Osmanlı Modernleşmesi Ve İmparatorluğun Çöküşü (1800-1918)’ üst başlıklı birinci bölümde Karpat ilk olarak Osmanlı’daki ilk reForm hareketlerinden Tanzimat Dönemi’nden Sultan Abdülhamid Dönemi’nden –ki Türkiye’deki önde gelen gazeteci ve yazarların önemli bir kısmı Abdülhamid Dönemi’nin en iyi anlatılan kitaplardan birinin bu kitap olduğunu açıkça belirtir- ve İttihat ve Terakki Dönemi’nden bahsederek Cumhuriyet’e giden yolun tarihsel sosyolojik ve siyasal altyapısını anlatır. ‘Cumhuriyet’in Kuruluşu Ve Çok Partili Hayata Geçiş (1918-1960)’ üst başlığını taşıyan ikinci bölüm Milli Mücadele ruhunu çok iyi yansıtarak başlar ve İnkılâplar Devri İnönü Dönemi ve Demokrat Parti iktidarını anlatarak Türkiye’de demokrasinin önünün kesildiği ilk askeri müdahele ile ikinci bölüme noktayı koyar. ‘Gerçek Demokrasi Ve Öz Kimlik Arayışları (1961-2012)’ üst başlıklı üçüncü bölümde ise Karpat siyasal konulara geçmeden önce öncelikle 1961 Anayasası döneminde Türkiye’deki sosyolojik durumun bir fotoğrafını çeker. ‘Bu dönem (1961-71) askeri vesayet altında demokrasi arayışlarının olduğu bir dönemdir.’ diyen Karpat 1961 Anayasasının getirdiği ‘koalisyon’ kavramından dolayı 12 Eylül’e kadar geçen bu dönemi siyasetçilerin acemiliğine ve toplumun demokrasi kavramına hala yabancı olduğuna dikkat çekerek açıklar ve Turgut Özal’ın iktidara nasıl yürüdüğünü ayrıntılarıyla ele alır. Özal’ın ölümüyle öz kimlik arayışlarının hızlanışını ve İslamcı siyasetin yükselişini eski düzenin tam anlamıyla iflas edişini ve koalisyonların Türkiye’de partiler-arası çekişmelere çok ciddi ekonomik ve siyasal bunalımlara yol açacak şekilde nasıl yansıdığını vurgulayarak AKP iktidarının bir nevi göstere göstere ortaya çıkışını tarihsel ve sosyolojik açılardan çözümleyerek kitabını sonlandırır.

Bana göre kitap adeta Türk siyasi tarihi ile ilgili bilgi sahibi olmak isteyen her düşünceden her yaştan insan için yazılmıştır. Kitapta işlenen konular önemine göre hem özenle seçilmiş hem genel cümlelerle verilmiş hem de sade bir anlatımla her seviyeden insanın bir okuyuşta anlaması için çaba sarfedilmiştir. Bu sebeple bu kitabı Osmanlı’nın son dönemleri ve Cumhuriyet dönemiyle ilgili çerçeve bilgiler oluşturmak isteyen herkese gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum. Okuyanlar daha ilk bölümden yazarın diliyle ilgili olumlu hükümlere sahip olacak ve yazarın diğer kitaplarına da göz atmak isteyeceklerdir. Diğer kitapları demişken Türk siyasi tarihiyle ilgili daha derin bilgi sahibi olmak isteyenlere bu kitabı bitirdikten sonra yine aynı yazarın Timaş Yayınları’ndan çıkan ‘Türk Demokrasi Tarihi’ ve ‘Türk Siyasi Tarihi’ kitaplarını okumalarını tavsiye ederim.

Analist : Oğuzhan Koca Kurum : İnönü Üniversitesi
Bu yazı toplamda 1324 defa okundu.

güvenlik Kodu
YORUMLAR
Bu bölüm şu an hazırlanmaktadır.
Bu bölüm şu an hazırlanmaktadır.