Ermiş
İnsan için tüm amaçlarını susuzluktan çatlamış dudaklara ve tüm yaşamı bir çeşmeye dönüştüren bir armağandan daha büyüğü yoktur kuşkusuz. Benim şerefim ve ödülüm işte bu armağanda yatıyor. Ne zaman içmek için çeşmeye gelsem, diri suyun kendisini susamış bulmamda…” Yıllar boyu kendisine yurt olan kentten ayrılırken, Ermiş’ten geride bıraktığı halka hitap etmesi istenir. Kent halkı ona aşk, evlilik, suç, ölüm, güzellik ve daha pek çok konuda sorular yöneltir. Aldıkları karşılık, hoşgörü ve sevginin biçimlendirdiği bir insan yaşamı üzerine hazine değerindeki öğütlerdir. Haklıyla haksızın, suçluyla suçsuzun, dimdik ayakta duranla düşmüşün aslında aynı insan olduğu bir yaşamdır bu…

 

Ermiş,bir veda konuşmasıdır.Bu konuşma soru-cevap eşliğinde hayata dair metaforlarla ilgili bilgi verilmektedir. Üslubu sanatlı olup, teşbihlere,devrik cümlelere bol miktarda yer verilmektedir.Eserde hayatın içinden yirmi altı konuya değinilmektedir. Bunlar;ölüm, din, güzellik, haz, ibadet, akıl-tutku çalışmak, ... vb.

Burada bütün başlıklara değinmeden işin özü olan bir- iki başlıktan  hareketle  eserin  içeriğine bakalım. Elbiselere dair kısmında Ermiş elbiseyi şu şekilde tanımlamaktadır:

“Elbiseler, güzelliğin çoğunu örten ama güzel olmayanı saklayamayandır. Kıyafetler mahremiyet özgürlüğüdür ama aynı zamanda bir prangadır. Çünkü edep saf olmayanların gözlerine karşı bir kalkandır. Saf olmayan kalmadığında edep bir zihnî kirlenmeden başka birşey değildir. Asıl ” Elbise haya”dır. Son cümle bana göre sözün bittiği yerdir. İnsan haya duygusundan mahrumsa hayatında yapamayacağı hiçbir şey yoktur.

Yine “Dine Dair” adlı başlıkta ise insanın bütün hayatını anlatmakta aslında Ermiş

Bütün hareketler ve fikirler dindir. Ermiş bütün konuşmasında dinden bahsettiğini söyler.

“Kim ayırabilir imanı eylemlerinden ya da inancını meşgalesinden? Kim ‘Bu Allah ’a ait ve şu bana; bu  ruhuma ait ve şu diğer bedenime ’ diyerek önüne saatlerini serebilir ?... Gündelik hayatınız mabediniz ve dininizdir... Ve şayet Allah ’ı tanımak istiyorsanız etrafınıza bakın... ”  Allah her yerdedir, her şeydedir. Din günlük hayattın içindedir ondan ayrılamaz zaten yaşamımız dine göredir. O sadece belli başlı ibadetlerde değil giyimde, yemekdede içmededir. Kısacası din hayat tarzımızdır.

Ermiş, insanın içinde olanları gün yüzüne çıkaran, günlük yaşamımızda ki bilgileri en güzel şekilde ifade eden kulağa, göze hoş gelen en önemlisi de insanın ruhunu okşayan bir eserdir.

Suna TEKİN
İnönü Üniversitesi

Analist : Kurum :
Bu yazı toplamda 808 defa okundu.

güvenlik Kodu
YORUMLAR
Bu bölüm şu an hazırlanmaktadır.
Bu bölüm şu an hazırlanmaktadır.