Huzursuz Bacak
Kitap Arka Kapak: İçimde yıllar sonra memlekete dönmüş olmanın sevinci, ellerimde bavullar, havaalanının kalabalık telaşından kurtulup bir taksiye doğru yürürken azıcık terlemiş alnıma huzurun sessiz, sakin, ama garip bir şekilde ürpertici eli dokunuverdi... Bavulları bıraktım, terimi sildim. Tam bu sırada o boz renkli kertenkele, ayaklarımın ucundan sessiz, sakin ama garip şekilde ürpertici bir bakışla süzülerek geçip gitti.

-----------------------------------------------------------------------------------------------

Üç farklı dönem bu döneme özgü yaşam biçimi ve yine bu dönemlere göre şekillenen idealler...

Hikâyeyi ana karakterin ağzından dinliyoruz. Evet dinliyoruz. Çünkü yazarın kullandığı dil yazılı anlatımdan ziyade sözlü anlatım tarzında. Günlük yaşamda kullanılan, zaman uyumu olmayan, devrik cümlelerle kurulu bir anlatım. Bu samimi anlatım kitabı bir solukta okumamızı sağlıyor.

Gençliği çalkantılı bir devirde geçen, idealleri için gözünü karartan ve her türlü riski alan sonrasında yurt dışına gönderilen ana karakterin tekrar ülkeye dönmesi ile başlıyor hikâye. Bir yandan ailesine, geçmişine ve geçmişindeki mekânlara, insanlara, o mekânlar ve o insanların hayatına kattığı güzelliklere olan özlemini yansıtırken; diğer yandan yokluğunda meydana gelen değişikliklere olan şaşkınlığını, hüznünü ve tepkisini yansıtıyor. Babasını anlatırken o devrin insanlarının ülkenin geleceğini akademik çalışmalarda gördüğünü, ideolojik çatışmalar yerine her görüşten insanın tek derdinin ülkenin gelişimi olduğunu laf arasından çıkarabiliyorsun. Kendisinin ise ideolojik çatışmaların yaşandığı dönemde, bu çatışmaların tam ortasında olup ideallerinden vazgeçmek yerine çatışmayı tercih ettiğini anlatıyor. Bu idealler uğruna verilen sıkı mücadeleden yıllar sonra arkadaşlarının değişimi ise kahramanımızı şaşkına çeviriyor. Zira taviz vermek yerine can vermeyi tercih eden bir dönemin gençlerini o an dengelere göre hareket eder olmuş buluyor. Dengeler ise kahramanımızın deyimiyle bir zamanının mücahitlerini müteahhide cevirmiş durumda.

Bu kitap okuyanda neyi çağrıştırır bilmem, ama bana 28 Şubat sürecinde taviz vermemek için hayallerinden, yaşamlarından, maddi manevi her şeyinden vazgeçen bir takım insanların yaşanan rahatlıkla rehavete kapılışını anımsatıyor. Zira o dönemin bir kısım mücahitleri şu anın müteahhidi olmuş durumda...

Analist : Nurgül Dayan Kurum : İnönü Üniversitesi
Bu yazı toplamda 526 defa okundu.

güvenlik Kodu
YORUMLAR
Bu bölüm şu an hazırlanmaktadır.
Bu bölüm şu an hazırlanmaktadır.