Gül Yetiştiren Adam
Kitap Arka Kapak:"Bir meselesi olduğu için" yazan, yazdıklarınıda daima "insanın yücelmesini, yüceltilmesini" hedefleyen, elli yıl boyunca kaleme aldığı her yazıda "sahih" olmaya özen gösteren usta bir yazar... Büyük Doğu, Diriliş ve edebiyat dergisi geleneğinin içinde yetişip, Manevrayı da o geleneğin devamı kılan sıkı bir ekibin içinde yer almış örnek bir şahsiyet... Maraşta başlayıp, İstanbul ve Ankarada devam eden; sanatla, edebiyatla. Öyküyle. Düşünceyle dopğdolu bir hayat... O, dillere destan dostluğun başaktörlerinden biri... "Yedi Güzel Adam"ı...

-----------------------------------------------------------------------------------------------

İki farklı hayat ve iki farklı dünya resmediliyor bu eserde. Üçüncü kişi tarafından anlatılan bu hikâye, modern çağa ayak uydurmaya çalışan bir grup arkadaş ve çağa direnen Gül Yetiştiren Adam’dan meydana gelir. 

Çarli ve Sitare’nin aralarındaki yaş farkına rağmen evlenmeleri, sonradan bir takım sorunlarda beraberinde getirmiştir. Sitare, Çarli’nin varlığının kendisine borçlu olduğunu ifade eder her seferinde. Bu borcun altından kalkamayacağını düşünen Sitare çareyi kocasını aldatmakta bulur. Aldatma tasvip edilemez bir durum fakat Sitare’nin kendi içinde yaşadığı bunalım aldatma eylemini masum yapıyordu sanki. Sitare’nin bu içindeki kavgayı kahramanımız dâhil diğer arkadaşları çözememiştir. Ve Sitare çözümü kendi içindeki bu kavgayı sonlandırmak ile bulur. Sitare yaşamaması gerektiğine karar verip hayatını sonlandırır. 

Batılılaşmaya ayak uydurmaya çalışan bir grup gencin meyvesi bu olay olmuştur. Diğer yandan batılılaşmaya direnen Gül Yetiştiren Adam her şeyden ve herkes den uzaklaşarak kendi dünyasında yaşamanı sürdürür. Bu süre 50 yıl boyunca bu şekilde devam etti. Zaman zaman ibadetler yaparak ve elinden tespihini düşürmeyerek batılılaşmaya karşı direndi. Bu direnişi 50 yıl aradan sonra torunuyla beraber namaza giderek bırakır. Ve sonuç büyük hayal kırıklığıdır. Her şey herkes değişmiştir. Kıyafetler, saçlar tavır ve davranışlar müthiş bir değişim yaşamıştır. Bu durum karşısında bocalayan ihtiyar camii çıkışı, içinden bir volkan patlarcasına cemaate vaaz veriri.  Değişime, insanların kendi kültürlerine karşı bu kadar yabancılaştıran bu şeye karşı bir öfke kusar. Ama heyhat... Her şey değişmiştir. Algılar, duygular yönelişler... Ne fayda?

Hikâye kısaca bu şekil deydi. Ama beni bu kitap da en çok etkileyen şey olaylardan ziyade kişilerin psikolojik analizlerinin çok iyi bir şekilde kaleme alınmış olması idi.

Not: Bana bu kitabı okuma imkânı veren değerli abim MURAT AŞAN a çok teşekkür ederim.

 

Analist : İskender Geçit Kurum : Bozok Üniversitesi
Bu yazı toplamda 606 defa okundu.

güvenlik Kodu
YORUMLAR
Bu bölüm şu an hazırlanmaktadır.
Bu bölüm şu an hazırlanmaktadır.