Kendini Arayam Adam Arkaşın Günlüğü
Kitap Arka Kapak: Mehcer (göç) edebiyatının en önemli birkaç şahsiyetinden biri olan Mihail Nuayme bu eseri 1917’de ABD’de üniversiteden mezun olduktan hemen sonra yazmaya başlamış, ancak 1918’de I. Dünya Savaşı’na katılmak üzere Fransa’ya gidince kitabın yazımı yarım kalmış ve ancak otuz sene sonra Nuayme Lübnan’dayken tamamlanabilmiştir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

"Arkaş'ın Günlüğü Kendini Arayan Adam" kitabı Mihail Nuayme ile ilk tanışmam. Lübnanlı olan Nuayme, Arap göç edebiyatının önemli simalarından. Nuayme, insanı değerler üstü bir varlık olarak görmüş ve eserlerinde insani değerler üzerinde oldukça durmuştur.

Arkaş; Mihail Nuayme'nin Newyork'ta arkadaşıyla birlikte yağmurdan korunmak için bir Arap kahvesine sığınmasıyla, kahvecinin iki fincan kahve getirdikten sonra "Ah Arkaş ah, siz Arkaş'ı tanıyor musunuz?" sorusuyla tanımaya başladığımız adam..

Arkaş'ın iki hafta önce kaybolduğunu kahveciden dinleyen Nuayme, Arkaş'tan geriye birşey kalıp kalmadığını sorması üzerine kahvecinin, üzerinde "Günlüğüm" yazılı Arkaş'a ait bir defteri uzatmasıyla bize kadar uzanan bir kitap..

Arkaş her ne kadar "ben kimim" diye sorsada kendisine, "insanlar konuşurken ben hep sustum" diyerek bana sessizliği ve derinliği fısıldayan adam. Öyle ki "Eğer dünyanın mutlak hakimi ben olsaydım, bütün insanlar için her sene en azından bir günü sessizliğe ve derin düşünmeye ayırırdım." der.

Belki de yıldızları kendisine hoca yapması, yıldızların sessizliğindendir kim bilir? 

Arkaş bana Mevlana'nın "Susmak bir cüsse işi, derin denizlerin işi. Anladım ki, derin ve esrarengiz olan herşey susuyor. Anladım ki susan herşey derin ve heybetli" dizelerini hatırlattı. Zira Arkaş susan, Arkaş derin ve Arkaş esrarengiz..

"Çeneyi, burnu ve yanağı düşün" der Arkaş günlüğünde, "Tut ki onlar değerli bir elçiden kıymetli bir mektup. Tut ki usta bir hocadan iyi bir ders." diye devam eder tefekküre. Ve bizim olağanüstülükleri sıradan görmemize engel olur. Sezai Karakoç "Gül, güneş, su, çocuk hep olağanüstüdür. Fakat bütün bu olağanüstüler hakkında duygumuzu sürekli olarak koruyamayışımız yok mu? İşte bütün felaket oradan doğuyor, oradan başlıyor." der Yitik Cennet'inde..Anlaşılan Arkaş'ta felaketin nereden doğduğunu, nereden başladığını iyi biliyor..

Arkaş'ın aslında kim olduğunu kitabın sonunda bizlere anlatan Nuayme kitabı şu cümlelerle sonlandırıyor:

"Nerede ve nasıl olursan selam sana Ey Arkaş!"

O halde bizde analizi şöyle noktalayalım: "Bizi Arkaş ile buluşturan Ey Nuayme, sana da selam olsun..

 

Analist : Zeynep DOĞRUYOL Kurum : İnönü Üniversitesi
Bu yazı toplamda 454 defa okundu.

güvenlik Kodu
YORUMLAR
Bu bölüm şu an hazırlanmaktadır.
Bu bölüm şu an hazırlanmaktadır.