Şahname
"Hayatı hakkında ayrıntılı bilgilere sahip olamadığımız İranlı şair Firdevsî iyi bir dil eğitimi almış, edebi anlamda yetkinliğe ulaştığı Farsçanın yanı sıra Pehlevice ve Arapçayı öğrenerek zengin bir ifade gücüne kavuşmuştur. Şairin bu dil me­rakına tarihsel konulara duyduğu ilgi de eklenince, İran edebiyatının en önemli eser­le­rinden biri olan Şahnâme zengin içeriğiyle ve çarpıcı üslubuyla edebiyat tarihinin ölüm­süz eserleri arasındaki yerini almıştır."

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Firdevsi divan edebiyatını derinden etkileyen İranlı şairdir. Firdevsi birçok eser kaleme almıştır. Fakat bunlardan en bilineni Şahnâme’ dir.

Asıl adı Ebu’l Kasım Mansur olan Firdevsi’nin yaşamı hakkında kesin bir bilgi yoktur. Yaşamı çeşitli söylencelere karışmış, eski kaynaklarda bir masal havasında anlatılmıştır.  Firdevsi Tûs kentinde soylu bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Şahnâme’den iyi bir eğitim gördüğü farsçayı ve arapçayı ustalıkla kullanacak derecede iyi öğrendiği anlaşılmaktadır. Daha gençlik yıllarında İran tarihine büyük bir ilgi duydu. Halk arasında anlatılan efsane ve öyküleri de kapsayan büyük bir destan yazmak istiyordu. 974 yılında Şahnâme’yi yazmaya koyuldu.

Firdevsi ünlü eserini oluştururken başta doğup büyüdüğü Tus olmak üzere İran’ın değişik bölgelerinde birçok kişiyle dostluk kurmuş ve kaynaklara ulaşma konusunda bu kişilerin büyük yardımlarını görmüştür. Bunların bir kısmının adları Şahnâme’de geçmektedir. Firdevsi Şahnâme’yi yazarken Avesta, Tevrat ve Kur’an dan örnek almıştır. Eserin eski ayran tarihi ve efsaneleriyle başlamamış, Allah’ı öven beyitler, evreni, yaradılış, ay, güneş, gezegenler, yerküre ve diğer varlıkların var edilişi ve insanın yaradılışı gibi olaylarla giriş yapmıştır.

Şahnâme gibi milli Egemenlik anlatımları yer veren eserlerin temellerini oluşturan rivayetler Avesta dili ve Pehlevicede kaleme alınmış dini ve edebi metinlere dayanmaktadır. Ortaya çıkış zamanları da Zerdüşt öncesi dönemlere M.Ö 3000 İranlı ile Hintlilerin kökenlerinin bulundukları İran topraklarının doğu bölgelerine göç ettikleri zamana aittir.  Şahnâme’nin İran kökenli olmayan kaynakları arasında Yunancadan, Süryaniceye ve Arapçaya çevrilerek İran hikâyelerine karışmış Destan-ı İskender ile Müslümanlar ve Araplara ait bazı eserlerde yer almaktadır.

Âvesta Şahnâme’nin yazılmasında yararlanılan kaynaklar arasında en önemlisidir. Bu eserlerde yoğun olarak tanrı Ehrimen, Zerdüşt ve yaradılış destanından bahsedilmektedir. Âvesta İran dili ve edebiyatının en eski ve en önemli eseridir.

Hüdâynâ şüphesiz Sasaniler döneminin en önemli yazılı kaynağıdır. İran hanedanları ve padişahlarının adları, çeşitli dönemleri, tarihi gelişmelerini efsaneler ile karışık olarak eserde kaydedilmektedir. İran tarihi ve milli destanlar, milli, dini ve tarihi rivayetleri konu alan Hüdâynâme ya da diğer adıyla Pehlevice Şahnâme’deki anlatımlar genellikle iç içe geçmiş bir bilgi kaynağı olarak bulunmaktadır. Şahnâme’nin çekirdeğini Hüdâynâme’de yer alan bilgiler oluşturmaktadır.

Şahnâme eskilerin, öncekilerin, ilklerin tarihi, tarih noktasından bakıldığında zaman süresince İran’ın serüveni, zamanın İran topraklarındaki izleri olarak kabul edilmektedir.

Şahnâme bir bakıma yenilgi ve hayal kırıkları sonucunda ortaya çıkmış bir eserdir. Sasanilerin tarihi sahnesinden çekilmesi, Araplar karşısındaki yenilgi ve İran tarihindeki olumsuz bir dönem başlaması gibi etkenler nedeniyle efsaneler ve kahramanlık anlatımlarıyla örtülü geçmişe, yani hayallerindeki tarihe ihtiyaç daha artar. Dolayısıyla Firdevsi ve diğer Şahnâme yazarları içinde yaşadıkları zamanın olumsuz gelişmelerin etkisiyle geçmişin zafer ve mutluluk dolu günlerine yönelmiş, gerçekleşmesini umdukları güzel günler hayallerinde hayat vererek dizelerine aktarmışlardır. Bu bakımdan Şahnâme yaşanılan zamanda dik durabilmek için geçmişte aranan bir temel bir dayanak niteliğidir. Sözün eyleme üstün geldiği ona karşı kazanılan bir zaferdir.  

Şahnâme Pişdadiler, Keyariler ve Sasaniler döneminin serüvenlerinde oluşmakta, insani ve ulusal değerlere hedefler ve idealler uğruna verilen kahramanlık mücadelelerini   konu edinmektedir. Firdevsi İranlılık ruhunu Şahnâme ile yeniden canlandıran onu harekete geçiren Zâl'ı Rüstem'i,  Keykavuş'u,  Cemsid'i,  Behram'ı, Cam'ı, Cem'i Rahş'ı ve Simurg'u yaşatmaya  devam eden kişidir. 

Pişdadiyon hanedanının ilk hükümdarı Keyümers'ten başlayarak, Sasanların son hükümdarı 3.Yezdicerd’e kadar devam eden toplam 50 hükümdarlık dönemi ele alan eserin giriş kısmında Tanrı'yı övüş, insanın, güneşin ve ayın yaratılışı Hz. Peygamber ve ashabını övüş başlıkları yer alır. Ardından Şahnâme’nin kaynakları ve son olarak da Sultan Mahmud'u övgü bölümü gelir ve asıl konuya geçilir.  

Tarih öncesi devirlerden başlayarak İran milletinin medeniyet serüveni İranlıların İrânvîc bölgesine gelerek orada yerleşik bir hayata geçerek devlet kurmaları, çevredeki milletlerle, Turanlılar, Romanlılar, Bizanslılar ve Araplarla savaşları Firdevsi’nin akıcı ifadesiyle yer alır. Bütün bu anlatımlar esasında Tûs’lu usta şair İran milletinin gelenek ve göreneklerini ulusal, dinsel, ahlaksal, değerlerini üstün niteliklerini kahramanlık serüvenlerini, aşklarını ve İran halkıyla ilgili daha birçok şeyi dizelerinde ölümsüzlüğe kavuşturur. Bu açıdan Şahnâme İran milletinin bir kültür ve medeniyet ansiklopedisidir. Firdevsi İran tarihindeki olayları kronolojik sırayla ele alır. Şahnâme süslemede uzak arı bir dile sahip olduğu için büyük bir ün kazanmış, saraylarda ve halk arasında büyük itibar görmüştür. Firdevsi'nin ünü ve değeri de burada kaynaklanır. O fars dilinin, İran tarihini, mitolojisini, kültürünü, değerlerini her İranlının anlayabileceği bir dilde aktararak diriltmiş ve ölümsüzleştirmiştir. Bu eser İran halkı için milli kahramanları aktarması açısından büyük önem taşır. 

Şahnâme Âvesta geleneğine ve Zerdüşt inanışı eksenleri belgelerden daha çok Doğu İran’ın kültürünü içeren sözlü gelenekleriyle bazı yazılı metinlerine dayanmaktadır. Avestade'ki kahramanlık anlatımlarıyla Zerdüşt inanışı eksenli Pehlevice metinler arasındaki farkta buradan kaynaklanmaktadır.         Şahnâme, mitolojisi, efsanelere tarihe ahlaki öğretilere hikmet ve tasvirler yer veren bir derlemedir. Şahnâme bütünüyle mitolojik amaçlı yazılmış bir eser değildir. Mitolojik konulardan söz ettiği yerlerdeki bilgiler İran  tarihini konu alan bölümlerdir. Mitolojik, kahramanlar gerek batı gerekse doğu kahramanlık destanlarının tamamında zekâ, servet ve kuvvet üçlüsüne her zaman sahip olmuştur.

Eski İran tarihi, İran ırkını ve medeniyetinin tarih sahnesine çıktığı andan, Araplar tarafından sona erdiği zamana kadar konu olan Şahnâme Pişdadiler, Keyaniler, Eşkaniler ve Sasanilerden oluşan dört hanedanın egemenlik sürdüğü dönemi mitolojik, kahramanlık ve tarihi dönemler adıyla üç dönem çerçevesinde inceler. 

1. Mitolojik Çağ: İlk İran mitolojik hükümdarı Keyümers'ten Feridun’a kadar devam eden dönemi içeren bir dönemin hükümdarları Hüşeng, Tehmûrs, Cemşid ve Dahhâk'tır. Bu dönemde ateş bulunmuş, insanlar toprağı ekip biçmeyi öğrenmiş, yiyecek, giyecek, barında gibi doğal ihtiyaçlarını karşımaya başlamış ve ilkelde olsa siyasi yapılar kurulmaya başlamış. Yine bu devirler, insanlarla devler arasında anlaşmazlıkların baş gösterdiği, özellikle Tehmürs ve Cemşid'in olağan üstü güçleriyle devlerin insanların emrine girdiği ve medeniyet gereklerinden birçoğunu öğrendikleri zamanlardır. Söz konusu dönemde hükümdarlar sadece yönetici değil, aynı zamanda insanların yol gösterici kılavuzlarıdır. Bu dönemde büyük, ulusal kahramanlar da yoktur.  

2. Kahramanlık Çağı : Bu bölüm kahramanlık anlatılarına ayrılmıştır. Kave’nin  Dahhâk'a başkaldırmasıyla başlayan bu çağ, Atbin’in oğlu Feridun’un Dahhâk'ın adaletsiz tutumları karşısındaki mücadelesiyle devam eder ve Rüstem'in kardeşi Şeğad tarafından öldürülmesiyle sona erer. Bu bölüm İran milli kahramanlık destanlarının tarihle örtüştüğü evrelerini kapsar. İran rivayetlerinin en ünlü kahramanları sahnededir. Kave'nin ortaya çıkışı ve Feridun’un Dahhâk karşısındaki kahramanlıkları kêren, Gerşâp, Sâm ve Menüçehr dönemleri, Sam oğlu Zâl’ın ve Şehname’nin ilk aşk hikâyesi bu bölümde yer alır. İran'ın en ünlü kahramanı Rüstem'dir. Rüstem'in yanı sıra Güderz, Giv, Bijen, Behrâm, Ferâmurz, Sohrâp, Kôrem gibi bir çok isimde ünlü kahramanlar arasında yer alır. İran milli tarihini en önemli destanları da bu çağda geçer.  

3. Tarihi Çağ : Behman, Humây, Dârâ, İskender, Eşkâniler ve Sasanilerin ele alındığı bu dönem sıra dışı olaylarla efsanevi kahramanlar hemen hemen ortadan kalkmış onların yerlerini gerçek olaylarla kişiler almıştır. Şahnâme’nin gerçek tarih dönemi Dârâ ile başlar. Bu dönemde ilk önemli destan İskender ile Dârâ'nın savaşlarını konu alan İskender destanıdır. 

DâstÂn-i, Şâpûr-i, Zu'l- Ektâf, Dastan-i Behâm-i, Gür, Heft  Bezm-i Nüşirevân Ba Bazargmihr, Dâstân-i Şatrancu Nerd, Pendnâme-yi Nüşirevân, Dâstân-i Bozarg-i  Behrâm-i Cûbin, Dâstân-i Husrev u Şirin bu bölümün önemli destanlarıdır. Bu destanlarda adı geçen kahramanların çoğu tarihi karakterlerdir.  

Şahnâme'nin bu bölümünde şiirler daha az gösterişli hikâye ve anlatımlar daha sade bir üslupla işlenmiştir. Olağanüstü yeteneklere sahip efsanevi karakterler yer almaktadır. Örneğin Rüstem ile Behram-i Çûbin karşılaştırıldığında her açıdan aralarındaki büyük farklar görülecektir. Aynı şekilde devlerle savaşan kahramanlar ile saray askerleri arasındaki fark kendiliğinden ortaya çıkmıştır. Şahnâme'nin bir üçüncü bölümünde efsane ve rivayetlerin yerlerini tarihi hikâyeler alır ve Şahnâme hükümdarlarla yönetimleri hakkında bilgi veren, ayrıntılara dalan tarih kitaplarına yaklaşır. 

Şahnâme’de yer alan en ünlü destanlar:  

1. Dahhâk'ın demirci Kâve ile macerası 

2. Feridun ve üç oğlu, Selm, Tûr, İrec 

3. Zâl'ın doğması ve Simurg tarafından büyütülmesi 

4. Rüstem'in ilginç hayat serüveni ve savaşları  

5. Rüstem'in Mazenderân'da yaptığı savaşlar ve heft hanı 

6. Rüstem ile Sohrâb hikâyesi  

7. Siyavuş'un hikâyesi 

8. Siyavuş'un oğulları Keyhüsrev ile Furûd'un hikâyeleri, 

9. Bijen ile menijenin hikâyesi 

10. İsfandiyar ve Tûranlı Evcâsp'ın esaretinden kurtulmak için açtığı heft hanı. 

11. Rüstem ile İsfendiyarın hikâyesi 

12. Rüstem'in kardeşi Şegâd tarafından öldürülmesi  

13. İskender'in İran'da egemen oluşu ve ilginç hayat hikayeleri 

14. Behram-i Çûbin’in 4. Hürmüz ve Hüsrev Perviz'e karşı ayaklanması 

Fars edebiyatın Şahnâme'nin ortaya çıkışı, henüz etkileri devam eden ve günümüzde de heyecanını kaybetmemiş olan bir hareketin bir dirilişin mayası olarak kabul edilmektedir. 

Şahnâme baştanbaşa savaşlar, kan dökme, ölüm ve zindan hikâyeleriyle dolu olmasına rağmen Firdevsi tüm bunları kırmakta ve her zaman insanları iyiliklere ve güzelliklere çağırmaktadır. Atmış üç destandan oluşan Şahnâme’nin en önemli konularından biride aşk olmuştur. Şahnâme’de eğlence meclisi sahneleri ile kahramanlık anlatıları iç içe geçmiş, kahramanların sevgilileriyle yaşadıkları aşk maceraları son derece etkileyici bir dille sunulmuştur. Şahnâme’de yer alan en ünlü aşk hikâyeleri şunlardır. 

 

1. Zâl İle Rûbade

2. Rüstem ile Tehmine  

3. Sohrâb ile Gordâferid 

4. Bijen ile Merije 

5. Erdeşir-i Babekân ile Gulnar 

6. Şâpûr ile Mâlike 

7. Behrâm-ı Gûr ile Ârzû 

8. Hüsrev Perviz ile Şirin 

Firdevsi kaynaklardan derlediği rivayetlerin önemli bir kısmını Şahnâme'de şiirsel bir dille aktarılmıştır. Doğa manzaraları, savaş meydanları, kahramanlar, teke tek mücadeleler, saray teşrifatları ve daha birçok olay olağanüstü bir üslupla tasvir edilmiştir. 

Şahnâme bittikten sonra İran tarihi hakkında birçok bilgi sahibi olunuyor. 100 yy öncesinde yaşanmış insanları hayatları, gelenekleri, kültürleri ve en önemlisi tarihi olguları hakkında kapsamlı bir bilgi birikimi elde edilebilir. Hiç sıkılmadan, hep sonrasında neler olur merakla okudum Şahnâme’yi, tarihe meraklı insanların mutlaka okunması tavsiye edilebilir.

Analist : Ali Umut TARHAN Kurum : İstanbul Teknik Üniversitesi
Bu yazı toplamda 974 defa okundu.

güvenlik Kodu
YORUMLAR
Bu bölüm şu an hazırlanmaktadır.
Bu bölüm şu an hazırlanmaktadır.