Deli Çocuğun Güncesi
“Bazen insanlar kadar paragraflar da anlamsızlaşır. Hiçbir sözcük seni anlamaz, anlatamaz, yazdıramaz. Çaresiz bırakırlar seni, suskunluğa terk edersin kendini. Sonra biraz daha acı çekersin, hüzün çuvalına eklersin bir şeyler, tekrar yazmaya kalkarsın ve sonra fazlasıyla yazarsın.’’ “Büyümemde, delirmemde, yalnızlığımda emeği geçen herkesin gözlerinden öperim”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yaralı anlarda kaleme alınan denemelerden ve denemeler arası okurun soluklanması için sıralanmış kısa sözlerden oluşuyor eser... Yazarın hayatı üzerine kurulu bir dünya seriliyor. Çocukluğundan bahsediyor; o zamandan kalan, üzerinde büyük etkileri olan, sözleri, olayları, unutamadıklarını anlatıyor...

Baskın olan konu genelde çocukluğu ve karamsarlığı olsa da yer yer umuda dair de kalemini kaldırmış yazarımız. Ve İnsanlığın sürekli bir arayış içinde bulunduğunu belirtiyor. Bu arayış yolunda rastladığı her şeyden ilham almayı beklediğini, doğru yanlış demeden sorgulamadan yapılan bu hareketlerin anlamsızlığından yakınıyor. Kitaplardan, filmlerden bize benzeyip bizim gibi hissedenleri aradığımız görüşünde... Dünya ile ilgili düşüncelerini, günümüz toplumunun modern hayatla ilişkisini... Yani ki daha nesnel konularda bile kişiselleştirme yapmadan bitiremiyor cümleleri.  Böylece metnin girişinde okuduğunuz konu sonlara doğru bambaşka bir hale bürünebiliyor...  Yaşadıkları yüzünden duygularına set çektiğini ve artık karamsar biri olduğunu vurgulayan yazar nedenleri okuyucuya bırakıp, sonuçlardan haberdar eden, aceleci bir üslup takınmış…

Genelde okuduğumuz metinlerde bazı detaylar kalemin kime ait olduğunu fısıldar. Bu açıdan yazarın gizemli bir havası olduğunu düşünüyorum. Yani ismini kullanmayıp bir mahlas ile yazsa erkek dili olduğunu söylemekte zorlanırdık…

Kitabı okurken bir tarlada gezinir gibi hissettim. Her sayfada sağdan soldan renkli çiçekler topladım. Bazen karamsarlıklarıyla siyah güller, platonik aşklarıyla kırmızıya dönüştü.

Her deneme kitabında olduğu gibi bu deneme dizilerinde de alıntılara, tavsiye edilen yazar isimlerine kitaplara, tarihi yerlere, şarkı isimlerine yer verilmiş. Bu alıntılar bence deneme kitaplarının olmazsa olmazı. Giriş gelişme sonuç kısımlarında olası kurallara uymayan yazarımız bu alıntı kısımlarıyla açığı kapatmış diyebiliriz. Yazarla konuşuyor gibi oluyoruz belki de bu samimiyeti yakalamak için denemenin kurallarını kullanmadan aklına gelenleri bir düzene sokmadan okuyucuya sunmuş. Bu bazen kitabı oldukça basitleştirmiş. Bence günümüz deneme yazarlarının modası doğal olmak için bu sınırları kabullenmeyişi.  Okuyucu olarak bir beklentidir ki deneme okurken girişte bilgi edinmeyi gelişmede merakla sonu beklemeyi ve sonuçta umduğumuzu bulmayı bekleriz. Bu yazarda ise her paragraf ayrı birer deneme konusu olacak nitelikte. Zihnindeki akışla düşüncelerini belirtmesi karmaşıklığa neden olmuş. Bu yüzden aralarda ki derin anlamlı cümleler gözden kaçabiliyor. Ham çay kokusu geliyor bazı metinlerde. Demlense rengi kokusu yerine gelse efsane olabilecek nitelikteyken akıcılığa mağlup olmuş. Okuyucu böylece Her şeyin fazlasının zarar olduğunu anlamış oluyor. Akıcılık bazen derinlikleri kaybettiriyor..

Kitabın ismine gelecek olursak, ‘deli çocuğun güncesi’ isminde çocuk kelimesi gerçekten içeriği yansıtıyor. Yazar çocukluğuna oldukça önem verdiğini ve yaşadığı küçük olayları bile büyüdüğünde unutamadığına gem vuruyor sürekli. Günce kelimesi ise yazarın önsöz de belirttiği gibi yıkımlarında acı ve endişelerinde yazmayı günlük olarak kullandığını yansıtmış. Ancak denemelerin hiç birinde aşırıya dair bir ayrıntı bulamadım. Bu yüzden deli sözcüğü kitaba hiç uymuyor. Delilik bir aşırıya kaçma halidir. Davranış olarak düşünce olarak uçlar da gezinmedir... Bu yüzden kitabın isminin bu kısmını hiç bağdaştıramadım.  Kitaptaki hiçbir şey deli gelmedi. Farklı gelmedi.. Kitapların isimleri içerikle aynı olmak zorunda diye bir edebi kural olmasa da yazarın yaptığı işi delice görüp buna inandırmaya çalışması için yaptığı tekrar dikkatimi çektiği için ve kitapta bunun izlerini göremediğim için bahsetmek istedim..

Son olarak, kitabin kapak tasarımı da bize içerik hakkında fikir veriyor. Şaşkın bakışlarıyla ve düşük omuzlarıyla yalnız bir çocuk resmedilmiş. Denemelerde ki buruk çocukluk resimle bire bir özdeşiyor.

Aslında yazılan; Sıcak samimi, akıcılığı ile bir çırpıda okunabilecek bir hikaye… Ne kadar parçalara ayrılıp adına deneme dense de Denemeye bürünemeden Hayat hikayesinden  kısa kesitler olarak buruklaşmışlar….

Analist : Tuğçe AYTİMUR Kurum : İnönü Üniversitesi
Bu yazı toplamda 508 defa okundu.

güvenlik Kodu
YORUMLAR
Başlık : Her İnsan Biraz Çocuk Kalmış...
Ad : Tuba Şeker

Çok fazla insanın çocukluğu ile derdi var. Sanırım yazar da bunu kullanmış. İlginç bir kitaba benziyor. Bu yoğun ve gayet açıklayıcı olan analiz için teşekkürler... :)

Tarih : 13.3.2017 22:41:53
Bu bölüm şu an hazırlanmaktadır.
Bu bölüm şu an hazırlanmaktadır.