Sol Ayağım
Chiristy Brown doğuştan beyin felci kurbanıydı.Ancak bu talihsiz küçük bebek İrlanda edebiyatının devleri arasında yerini alacak bir yazarın muhteşem hayal gücüne ve duyarlı zekasına sahipti. Bu,Chiristy Brown’ın kendi yaşam öyküsüdür.Brown,çocukluğunda okumayı,yazmayı,resim yapmayı ve nihayet daktilo kullanmayı öğrenmek için verdiği mücadeleyi ve bütün bunları sol ayağını kullanarak nasıl yaptığını anlatıyor.

     

 

 

 

      Bir solukta okumanın vermiş olduğu mahcubiyetle bitirdiğim kitap, "Sol Ayağım".Mahcubiyetimin nedeni, yazar Christy Brown'un sadece bir "A" harfini yazmak için kendisinin ve annesinin yıllarca süren çabası..İşte bu nedenle okurken kitabın tek harfini bile zayi etmekten sakındığım kitap..

 
      Sol Ayağım, İrlandalı yazar Christy Brown' a ait otobiyografik eser..Christy, bir duvar örme ustasının yirmi ikinci çocuğundan biri. Doğuştan beyin felci kurbanı. Sol ayağı dışında hareketlerini kontrol edemeyen biri. Ama bu onun resim yapmasını ve bu elimdeki kitabı hatta daha fazlasını yazmasına engel teşkil etmez. Tabi ki bu süreçte en büyük destekçisi annesidir. Annesinin fedakarlıklarını okuyunca, bir engelli ablanın, annesinin kendisine nasıl destek olduğunu anlatırken "Biz sana kevseri verdik.(Kevser/1)" ayetini "Benim kevserim de annem." deyişi geldi aklıma..
Christy, annesi için şöyle diyor kitabında:" Babam ekmek paramızı kazanmak için duvarlar örmeye gittiğinde annem, zihnimdeki kalın perdenin arkasına yavaş yavaş, sabırla ulaşmaya çalışarak benimle diğer çocuklar arasında oluşmuş görünen duvarı tuğla tuğla söktü."
Christy beş yaşındayken birden kız kardeşinin yontulmuş tahtanın üzerinde parlak sarı tebeşirle küçük toplama işlemleri yaptığını görür. Sonra ne yaptığını bilmeden kardeşinin eline uzanır. Ve tebeşiri sol ayağı ile ondan alır.O ânı yazar kitapta şöyle anlatır: 
 
      "Annem elinde dumanı tüten tencere ile kilerden çıkıp geldi. Gözleri yüzümden, parmaklarımın arasındaki tebeşiri tuttuğum ayağıma kaydı.Tencereyi bıraktı.Sonra, daha önce birçok kez yaptığı gibi, yanıma gelip çömeldi:
 'Sana onunla ne yapılacağını göstereceğim Chris!' dedi yavaş ve garip bir tavırla. Yüzü, duyduğu heyecanla kızarmıştı.Başka bir tebeşir aldı, bir an tereddüt etti; sonra büyük bir istekle önümde yere 'A' harfini yazdı.
'Aynısını yaz' dedi..Yapamadım.. Tekrar denedim.Ayağımı uzattım; tebeşir ile yaptığım hamle eğri bir çizgi çizmekten başka bir şeye yaramadı. Annem:
'Tekrar dene, Chris,' diye fısıldadı.Tekrar denedim. Vücudumu kastım ve sol ayağımı üçüncü kez uzattım. Harfin bir tarafını çizdim. Diğer tarafın yarısınıda çizdim...'A' harfini yazdım. Titrekti, acemiydi; kenarı eğri büğrüydü ve hiç düzgün olmayan bir orta çizgisi vardı.Yine de 'A' harfiydi..."
 
      Ve 'A' harfi ile başlayıp birçok başarı ile devam eden bir hayat hikâyesi..Aslında bu kitap için bir kişisel gelişim kitabı diyebiliriz. İnsanın hayatta başaramayacağı hiç birşey yoktur.Christy sol ayağı ile bu kadar başarı elde etmişti. Düşündüm; benim iki ayağım var ve ben bu iki ayakla bu kadar başarıyı elde edemeyeceğimi düşünüyorsam engel Christy de mi yoksa bende mi? Demek ki asıl engel zihinlerimizde..
 
      Christy kitabın bir bölümünde müziğin güzelliğini Handel'in Largo'sunu dinleyerek farkettiğini söyler.Bu müziği dinlerken yaşadığı duyguları anlatır.Ben de hemen açtım Handel'in Largo'sunu, bu satırları bir de müziği dinleyerek okudum. Christy bu an için "Unutulmaz bir deneyimdi" der. Bende bu satırları,  yazarla aynı müziği dinleyerek okumanın unutulmaz bir deneyim olduğunu söyleyebilirim.
 
      Kitabın dili sade ve akıcı..Özellikle bir durum ile ilgili olarak yapmış olduğu benzetmeler çok anlamlı. Örneğin; Annesinin rahatsızlanması üzerine hastanede kalma sürecinde evin durumu ile ilgili olarak şu anlamlı benzetmeyi yapar: "Ev ölmüştü sanki. Saatin içini çıkarıp, akreple yelkovanı hareketsiz ve güçsüz bırakmaktan farksızdı bu."
 
      Kitapta belki de alanımla ilgili olduğu için dikkatimi çeken, tebessüm ederek okuduğum bir cümle de şöyleydi: "Tony, bana dünyadaki herşeyi Tanrı'nın inşa ettiğini söylediğinde, ona pis bir yalancı olduğunu söyledim, çünkü babam evleri sadece duvar ustalarının yapabileceğini söylemişti ve Tanrı'nın duvar ustası olmadığını biliyordum." Christy'nin bu cümleyi sekiz yaşında iken kurmuş olması gözden kaçmamalıdır..
 
Küçük bir bilgi ile bitireyim sözlerimi: "Sol ayağım" kitabı, Christy Brown'ı Day-Lewis'in canlandırdığı bir filme de konu olmuştur.
 
Zeynep DOĞRUYOL
İnönü Üniversitesi

Analist : Kurum :
Bu yazı toplamda 2790 defa okundu.

güvenlik Kodu
YORUMLAR
Başlık : Sol Ayağım
Ad : Zeynep Doğruyol

Bu güzel düşünceleriniz için teşekkür ederim Ayşegül Hocam..

Tarih : 12.11.2015 22:35:00
Başlık : Sol Ayağım
Ad : Ayşegül Toprak

Sayın Zeynep Doğruyol, yıllar önce okuduğum bir kitabı tekrardan okumuş gibi oldum. Mahcubiyetiniz ve bunu dile getirmeniz oldukça samimi olmuş. Okumayanlar için merak uyandıran kısımları azaltmış gibisiniz. Okunulası bir kitap, kaleminize sağlık.

Tarih : 2.11.2015 22:52:45
Bu bölüm şu an hazırlanmaktadır.
Bu bölüm şu an hazırlanmaktadır.