Lüsyen
Atatürk, dans etti Lüsyen’le… Tevfik Fikret ona edebiyat dersi verdi. İnönü, evlerinde satranç oynadı. Nazım Hikmet, sofralarında yemek yedi. Kimler yok ki, bu belgesel romanın sayfaları arasında: Mehmet Akif’ten Victor Hugo’ya, Damat Ferid’den Oscar Wilde’a, Yahya Kemal’den Hindenburg’a, Necip Fazıl’dan, Karındeşen Jack’e, Abdülmecid’ten Namık Kemal’e, Sultan Reşad’dan Talat Paşa’ya geçen asrın en ünlü portreleri… Ve onların arasında bir çağ yangınının tam ortasında yaşanmış inanılmaz bir aşk hikâyesi…

 

 

 

Tarihe gizlenmiş bir aşkın hikayesi..

Pek çoğumuz biliriz, okuruz Abdulhâk Hamit Tarhan’ı. Lise edebiyat derslerinden tanırız hatta ezberlemişizdir eserlerini. Şairi Âzam... Ama Lüsyeni bilen çok azdır ve bir hayli inanılmaz bir aşk hikâyesi. Karşılaşmaları, tanışmaları aradaki yaş, din, dil, kültür farkına rağmen yaşanmış bir aşk. Yaşanan olayların birçoğu gerçekten filmlerde romanlarda karşılaşılacak cinsten. Bir o kadar etkileyici ve akıcı.

Abdulhak hakkında iyisiyle kötüsüyle bilmediğiz birçok şey öğreniyoruz.

Kitabın en güzel yanlarından bir tanesi de; kitapta Lüsyen’in Abdülhâk'a yazdığı mektuplara yer verilmesi.

Değme edebiyatçılara taş çıkartacak bir üslup ve deli dolu bir aşığın tutkusuyla yazılmış satırlar...

Aynı zamanda kitapta 1912-1937 yılları arası tarihi olayları da bizzat anlatılmış. Ve Abdülhak’ın eserlerinden bolca kesitler...

 

Ölüm deriz, o hakikat ne, hab şeklinde

Sükûttur çıkacak secdede, salâlardan,

Gönül tanîn ededursun rebâb şeklinde

 

(Ölüm deriz o hakikat ne uyku şeklinde

Sessizlik çıkacak secdede salalardan

Gönül tınlaya dursun rebab şeklinde)

Ayşe RAVZA

İnönü Üniversitesi

Analist : Kurum :
Bu yazı toplamda 718 defa okundu.

güvenlik Kodu
YORUMLAR
Bu bölüm şu an hazırlanmaktadır.
Bu bölüm şu an hazırlanmaktadır.