Eyvallah
Herkesin bir derdi vardır. Bazıları geçer, bazıları geçmez. Bazıları anlatılır bazıları da anlatılmaz. Bazen de anlatmak istersin ama dinleyecek kimseyi bulamazsın. Bilirsin, muhabbettir ihtiyacın ama edecek kimse yoktur. İşte bu kitap bunun için, dertleşmek için yazıldı. Yalnız olmadığını bil diye yazıldı. Muhabbet için, muhabbetle yazıldı... Biraz yağmurun, biraz da hüznün düştüğü gecelerde bu kitabı okurken şunu hissedeceksiniz; “Hâlâ dertleşebilecek birileri varmış bir yerlerde...” Bazen solundan, soluğundan eksilirsin yine de eyvallah dersin...

 

 

 

Fesleğenim evet fesleğenim Hikmet Anıl Öztekin fesleğeni ile olan o muhteşem sohbeti ve bize verdiği muhteşem dersler o uyanışlar. Öncelikle yazarın sohbetini bir fesleğenle yapması daha doğrusu dünya ile bağlantısı arzusu, isteği ve dünya telaşesi olmayan bir bitkiyle yapışı mükemmel bir şey…   

Kitapta dünya hayatından, dünya tasasından, dünya telaşından daha önemli kaygılarımızın oluşu vurgulanması fesleğeni ile her sohbetine bunu serpiştirmesi her sohbeti bin nasihat ile noktalayışı son derece değerli kılmıştır kitabı.                                                                         

Asıl değerlerimizi hatırlatması ve yer yer verdiği misallerle yoğurması gerek ney, gerek ayna, gerek yağmur, gerek sıcak bir çay ile tamamlaması kitabı samımı bir hale getirmiştir. Bizlerin yaşamamızı  “Hamdım, yandım, piştim “ile özetleyişi ile zaten olayı arada noktalamıştır. Kitabına ortak ettirişi ise son derece büyük bir nezakettir…                                                                                                

Ve son bölümde bir daha gönüllerimizi fetheden vedası ile bizleri kitaba son defa bağlayan bir sondur ama içimizde başlangıç yaşatan bir son…    

Hikmet Anıl Öztekin ‘e saygılarımı sunar ve buram buram fesleğen kokan kitabı için teşekkür ederim…

Enes DİRİCAN
Fırat Üniversitesi

Analist : Kurum :
Bu yazı toplamda 908 defa okundu.

güvenlik Kodu
YORUMLAR
Bu bölüm şu an hazırlanmaktadır.
Bu bölüm şu an hazırlanmaktadır.