Umut
Tiyatro, edebiyatın, başka bir anlatımla sözün eyleme dönüşmesidir. Ne şiirde, ne öyküde, ne romanda bulunmayan bir işlev yüklenmiştir oyuna. Bu da, oyunda anlatımın ancak eylemle olabileceği gerçeğine götürüyor bizi. Sözün de gide gide azaldığı bir döneme gelip durduk. İnsanların, çok konuşmaktan bıktıklarını görüyorum. Dinlemekten de. Ne yapmalıyız bu durumda?

 

 

 

 

 

Oyun cinlerin insanları şaşırttığı bir dönemde, avı insan olan sapık bir kentte geçer. Nuri Pakdil’in burada kastettiği cin insanı Tanrı düşüncesinden alıkoyan her şeydir. Kent gerilla olarak tanımlanan gecekondularca kuşatılmıştır. Gecekondularda ki düşsel yumruklar kenti tehdit etmekte. Kötü ruh yani şirk her yeri sarmıştır. Oyunda inkârın tüm kentlere ve ülkelere bulaşmasından şikâyet edilir. Teknolojinin sınır tanımazlığı ve maddecilik insanı sıkıntıya düşürdüğü, insanın doğadan uzaklaşmasının sonucu olarak fark etmeden kendisinden uzaklaşması önemli bir sorun olarak gözler önüne serilir. Somutlaşmış putlar küçümsenir.

Oyunda ki kişiler bilinçli kişilerdir.  Hepsi bilgece konuşur. Hepsi umutludur.

Bayan: “Uzunca boylu. Sesi, coşkulu bir nehir. Saçları toplu başında. Yaşı: Aşkın yaşı.” Kenti kirlenmiş bulan bir annedir. Tabiat hayranı. Kitap okumayı ve düşünmeyi sever. Teknolojiden uzak durur. Bay’ı çok sever ve ondan çok şey öğrenir.

Bay: “ciddi. Sesi, kocaman bir çekiş sesi. İlk bakışta bir yazar ürkekliği, az sonra bir eylemci oturmuşluğu. Bakışları somut. Nereden baksa Afrika’yı görüyor. Yaşı: Eylem yaşı. Düş görüyor ya da bir eylem kurma olasılığı.” Çok okuyan zaman zaman öfkelenen biridir. Ölüm ve dirilme üzerine kafa yorar. Bayan’ı çok sever ve ona güvercinim diye hitap eder. On yıldır sapık kentte yaşıyor ve bu kenttekilerin tutumlarından sıkıntı duyar.

Bay ve bayan sürekli “biz” diye konuşur. Bu da onarın mükemmel uyumundandır.

Hizmetçi: “20 yaşlarında, hoppa. Ne ki çabucak ciddileşir.” Hayatından ve kentten memnundur. Bayan’a benzemek ister. Daha çok somut düşünür.

Soruşturmacı: “Uzunca boylu. Entelektüel bir yüz. Yaşı otuza yakın”

Bir numaralı işçi, umutla doludur. Bilinçli bir Müslüman’dır.

 Bekçi, tabutçu, birinci ve ikinci köylü de diğer oyuncular. Bir de söylevci var tabii.

Kitapta umut edilenin ne olduğu açıkça belirtilmiyor. Mecaz, kelime oyunları ve semboller kitabı gizemli kılmakta. Oyunda çokça şiire de yer verilmiştir.

Azime KAYALI

İnönü Üniversitesi

Analist : Kurum :
Bu yazı toplamda 914 defa okundu.

güvenlik Kodu
YORUMLAR
Bu bölüm şu an hazırlanmaktadır.
Bu bölüm şu an hazırlanmaktadır.