Çocuk ve Allah
Çocuk ve Allah Türk şiirinin en özgün,dil ve yapı bütünlüğü bakımından en sağlam yapıtlarından biri. Türk edebiyatında çok az kitap böylesine kalıcı bir yer edinmiş, neredeyse yazarını aşan bir üne ulaşmıştır.Bin yıllık Türk şiirinin son yüzyıldaki evrensel verimlerinden biri olarak varlığını sürdürüyor Çocuk ve Allah. İnsanın evrendeki yerini, doğanın görkemi karşısındaki sarsılış ve duyuşlarını zengin, çocuksu bir düşgücüyle, şaşırtıcı bir duyarlıkla dile getiriyor şair. Yayımlanışının 70. yılında yerini iyice perçinlemiş bu kitabı, Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın Toplu Şiirler’inden ayrı, özel bir baskıyla taçlandırıyoruz.

 

 

İlk baskısı 1940 yılında yayınlanan Çocuk ve Allah yazarın edebi anlamda kendi çizgisini bulduğu ilk kitabı olması açısından önemlidir. Şiirlerinde metafizik konuları çocuk temasıyla ele alarak farklı bir duruş sergilemektedir. Geçmişi, geleceği, ölümü, kâinatı, varlığı ustaca çocuk bakış açısıyla yansıttığı gibi zaman zaman yetişkin tavrı hissettirmektedir. Çocukların yetişkinlerin yolunu zihnini aydınlattığını ima eder gibi metafizik meselelere çocuk bakışıyla yaklaşmış(saklambaç s.63). Kitapta konuların çocuk bakışıyla ele alındığını söylemiş olsak da ta bir yetişkin kitabıdır. 'Çocuğun baktığı yerden bakmak ve gördüğü yerden görmek' amacıyla yazıldığını söyleyen şair yetişkinlerin içindeki çocuğu kımıldatmaktadır. Sıradanlaşmış hayatımızdan ön yargı ve bakış açımızdan  çocuk şaşkınlığı, dinamikliği ve duyarlılığıyla kurtulabileceğimize inanıyorum. Kitabımdan güzel bir alıntıyla sözü bitirmek istiyorum...

DÜNYANIN BÜTÜN ÇACUKLARINA KARŞI YAZILMIŞTIR

Hepiniz elele bir halka yapsanız
Rüyadan ve şarkıdan bir halka
Ve almasanız kimseyi ortanıza
Benden başka
Masallar gibi silinse etrafımız
Şehzadeniz olsam sizin
Biz mektebi ve dersi ebediyen terkettik
Ne olurmuş anneler vermezse izin
Seyretsem yüzünüzü birer birer
Ve birer birer seyretseniz beni
Garip saadetler duysak
Bayramlıklar kadar yeni
Nasip değil sadece gökler midir
Üstümüzden ninniler gibi geçen
Yavaşça görünürken karşı dağlar
Oyuncaklar mı hatırlarız devlerden
Gülsek küçük fidanlara sebepsiz
Mesela uçan kuşlar bir tuhaf gelse bize
Ve gölgesinde altın karanlıkların
Deliler gibi âşık olsak kendimize
Hani geçen sene kopan uçurtmamız
Kim bilir şimdi nereye gitti?
Uykular ve güller arkasından
Oyunlar ki Allah’ın selâmeti
Siz dünyanın bütün çocukları geliniz
Rüyadan ve şarkıdan bir halka
Ne olur almayınız kimseyi
Ortanıza benden başka

Hacer Yasemin ÇATLI

İnönü Üniversitesi

 

 

Analist : Kurum :
Bu yazı toplamda 754 defa okundu.

güvenlik Kodu
YORUMLAR
Bu bölüm şu an hazırlanmaktadır.
Bu bölüm şu an hazırlanmaktadır.