Amak-ı Hayal
Bu kitabı hakikat aşkıyla yanan,akılla kavranmayacak konuları merak eden insanların zevkle okuyacağı kanaatindeyim. Bu millet geçmişte bir sürü Raciler yetiştirmiştir,gelecekte de yetiştirmeye devam edecektir.Okuyucularımız sunduğumuz bu hikayeler(bunların hikaye olup olmadığı iyi düşünülmelidir)eğer beğenilirse kendimizi bahtiyar sayacağız.Zira bu kitap rağbet edilmesi,insanların ciddi meselelerle ilgilendiğini göstermesi bakımından çok önemli.Böyle okurların olduğuna inanıyorum .Zira bu millet hassas bir kalbe sahiptir.Bunu birçok defa ispat etmiştir.

 

 

 

Günümüzden yüz yıl önce Filibeli Ahmed Hilmi tarafından kaleme alınmıştır. A’mak-ı hayalin günümüz Türkçesiyle karşılığı hayalin derinlikleridir. Tasavvuf, felsefe ve bilimin edebiyatla harmanlandığı güzel bir eser.

Eserin başkahramanları Raci isimli kalbindeki ve aklındaki şüpheleri gidermeye çalışan genç ve hakikati bulmakta ona yol gösteren Aynalı Dede adındaki meczup derviştir. Aynalı Baba deli bilinir ama velidir. Ayrıca eserde Raci'nin arkadaşları, Buda, Zerdüşt, Simurg, anka gibi çeşitli kahramanlar ve varlıklar da yer almaktadır. Raci ismi semboliktir, özüne dönen, isteyen, ümit eden anlamındadır. Raci iyi bir aile terbiyesi almış, ,dini ilimler ve fen ilimleri hakkında bilgi sahibi, zeki bir genç olmasına rağmen içindeki şüphe ve bunalım bir türlü geçmemektedir. Aslında Raci'nin bu hali günümüz insanının ruhundaki bunalıma da işaret etmektedir.

''Küfür ile imandan, ikrar ile inkârdan, tasdik ile şüpheden mürekkep bir insan haline gelir.''   Bu ikilikten ve şüphelerden kurtulmak için maddi ve manevi ilimlerde ilerlemiş âlimlerle görüşür. Ancak derdine çare bulamaz. Böyle buhran içinde iken mezarlıkta karşılaştığı Aynalı Babadan çok etkilenir ve düzenli olarak buluşurlar. Her buluşmada kahve içerler ve Aynalı Baba ney üfler, Raci her defasında dalar ve hayaller görmeye başlar. Her hayalde farklı bir dünya ve farklı bir durum içinde bulur kendini. Zaman ve mekân ötesi yolculuklar yapar. Bu hayallerin her biri birer hikâye şeklindedir. Her hikâye sembolik betimlemeler ile doludur.

Kitap insanın bilinmezlerine kapı araladıktan sonra Aynalı babanın vefatı ile duygulandırır.

Eserde, yazar insanlığın en eski sorularına cevap aramaktadır. Ben kimim? Ben neyim? Nereden geldim? Nereye gidiyorum? Ne için geldim?

.....Ruh diye bir şey var mı?Bedenden ayrıldığında nasıl bir durumda olacak?...

Son olarak uzun süre üzerinde düşünülecek, satır satır tekrar okunacak, kısa sürede derin izler bırakacak, İslami değerler ile çelişmeyen okunası bir eser.

Emine US

İnönü Üniversitesi

Analist : Kurum :
Bu yazı toplamda 1055 defa okundu.

güvenlik Kodu
YORUMLAR
Bu bölüm şu an hazırlanmaktadır.
Bu bölüm şu an hazırlanmaktadır.