Bir Psikiyatristin Gizli Defteri
Gerçek hikâyeler kurgudan çok daha tuhaftır, Dr. Gary Small da bunu gayet iyi biliyor. Psikiyatriyle ve insan beyni üstüne çığır açıcı araştırmalarla geçen otuz yıl içinde Dr. Small pek çok şey görmüş. Şimdi ofisinin kapılarını açmaya ve kariyerinin en gizemli, ilginç ve tuhaf hastalarını anlatmaya hazır. Bu kitap bir psikiyatristin zihnine ve onun giderek gelişim gösteren mesleki yaşamına yapılan aydınlatıcı bir yolculuk. Aynı zamanda bu branşın ve daha önce görülmemiş, tanısı koyulmamış çeşitli akıl hastalıklarının perde arkasına da bir bakış… Kitabı okurken kendinizi, bizi insan yapan şaşırtıcı tuhaflıklar üstüne düşünürken bulacaksınız...

 

 

Kitapların arasından sıyrılıp klinik tecrübe girdabına atlamak... Tüm problemimiz bu aslında basmakalıp teorik bilgilerden kurtulup tamamen gerçek yaşamın içinde bulunduğumuzda sudan çıkmış balığa dönüyoruz ve ne yapacağımızı şaşırıyoruz.

"Sherry'nin suratıma attığı tokat canımı yakmıştı ama gözümdeki perdeyi kaldırmıştı ve ben ilk defa kendimi gerçek bir psikiyatrist gibi hissetmeye başlamıştım." diyor Doktor Small. Acaba ben kendimi gerçek bir hemşire gibi hissettim? Mesela ilk arreste müdahale edişimde mi yoksa ilk doğum vakasında mı ya da acımasız trafik kazasında mı? 

Bayılan kız öğrenciler başlığı altında kitle histerisini tanımlıyor doktorumuz bu defa da." Fiziksel rahatsızlık gibi görünen ama aslında psikomatik sendromların grupsal bulaşma etkisi yarattığı durumlar. Belirsizlik durumları ile karşılaştığımızda zihnimiz duruma açıklama getirmek için çaba sarf eder. Eğer belirtilere açıklama getirmenin bir yolu yoksa kendimizi kontrolü kaybetmiş gibi hissederiz ve korkumuz giderek artar. Üstelik belirtileri yaratanın kendi zihnimiz olduğunu öğrenirsek o zaman zihnimizin yapabileceği diğer şeyler için daha çok endişeleniriz." İnsan zihni dipsiz kuyu. Aslında her şeyin bir sebebi var tüm davranışlarımızın. Tamamen gerçek gibi görünen kas seğirmeleri, karıncalanma ve uyuşukluk aslında zihnin ürettiği bir sey çünkü korktuğu zaman hızlı hızlı soluyan bireylerde düşük karbondioksit düzeyi bunlara neden olur. Çözüm mü çok basit: kâğıt torbaya nefes alıp vermek. Bayılmak da tamamen bununla alakalı bir durum Hiperentilaston = baygınlık kişinin kendi kendini bayıltabilmesi bazı psikiyatri hastaları bunu gayet iyi biliyor.

Bos'tan alınan sıvıda lökosit görülmesi insanin aklına direk menenjit, ensefalit gibi rahatsızlıkları düşündürüyor. Bu çok normal asıl anormal olan %1 %2 oraninda her bireyde nedeni açıklanamayan lökosit bulunması ve bunu gözden kaçıran doktorlar... Öfori ve mani patlamaları ile seyreden bipolar affektif bozukluk ve ilginç olan birçok sanatçıda görülen bir hastalık olması. 

Her insanin izlemesi gerektiğine inandığım filmden de bahsediyor psikiyatristimiz. " Akıl Oyunları " filmde hayatı canlandırılan John Nash olağanüstü başarı, nobel ödülü ve sayısız akademik makale. Ama hayatının pek çok dönemi akıl hastanelerinde paranoid şizofreni ve fasılalı depresyon pençesinde.

Tıp öğrenciliği konusu oldukça ilginç bilgiler içeriyor. Bu konuda Gazalinin belirttiği avam-havas meselesi gibi hissediyorum bu konuyu. Tıp bilgisi halk arasında basit alelade bir bilgi olma yolunda ilerliyor. Nedeni mi çok basit halkın en basit bir şeyi büyütüp doktor doktor gezmelerinde. TV programında izliyoruz miyokart enfarktüsünü yani kalp krizini hemen bir basit bir ağrı da koşuyoruz doktora. Doktorumuz kalp grafiği çekiyor kalp krizi değil ama önlem olarak kanlarımızı alalım diyor ama bizim halk biliyor öğrendi ya tv’den doktoru yalancılıkla suçluyor. 

Su intoksikasyonu? Su zehirler mi sorusunun cevabı bu kitapta ve daha nice bilgiler. Bu kitap bir derya bunlar ise küçücük bölümü en ilginç olanı ise insanin hocası hastalanır da tedavi olmak için öğrencisine gelirse ne olur ve bu hastalık en amansız Alzheimer olursa?

Devamı ve çok daha fazlası kitapta okunmak için bekliyor.

Büşra DAĞKUŞU

İnönü Üniversitesi

 

Analist : Kurum :
Bu yazı toplamda 697 defa okundu.

güvenlik Kodu
YORUMLAR
Bu bölüm şu an hazırlanmaktadır.
Bu bölüm şu an hazırlanmaktadır.